Benim Ateşli Şeytanım Aurora Ascher
Merhabalaar, Hell Bent serisinin üçüncü kitabı ile geldim. Fantastik dünyasına gidebildiğim bu seriyi severek okudum ama üçüncü kitap bana daha tatlı geldi. Farklı bir keyifle okudum diyebilirim. Siz de fantastik dünyaları seviyorsanız özellikle şeytanlar, cadılar, büyüler gibi kavramlar dikkatinizi ve ilginizi çekiyorsa önerebileceğim bir seri.
Şeytani cazibesini mizahın ardına saklayan Meph ile geçmişinin yaralarını hâlâ taşıyan cadı Iris Donovan, birbirlerinden uzak durmaları gerektiğini bilseler de aralarındaki karanlık çekime engel olamazlar. İkisi de kendi travmaları ve korkularıyla savaşırken, ölümcül bir düşmanın geri dönüşü bastırdıkları duyguları gün yüzüne çıkarır. Iris, Meph’in içindeki canavarı kabullenmeden onu kurtaramayacağını anladığında, aşk ile yıkım arasındaki ince çizgide birlikte ayakta kalmayı öğrenmek zorunda kalırlar.
Dünyaya kaçan iblisler denince ben de akan sular durmuştu. Üçüncü kitapta da farklı bir çiftimizi okuyoruz. Bu arada hemen söyleyeyim seri dediğime bakmayın bağımsız olarak da okuyabilirsiniz. Karakterleri genelde seri içinde mutlaka görüyoruz. Diğer kitapta yan karakter olarak gördüğümüz İris ve ve Meph’i bu kitapta ana karakterler olarak okuyoruz.
Meph ve İris’i okumayı çok sevdim. Arada didişmeleri, düşmana karşı birlik olmaları ve dik başlı olmaları hoşuma gitti. Özellikle ben fantastik kitaplarda cadıları okumayı çok severim. İlk defa iblis ve cadı yakınlığı okumuyorum ama bu kitapta ikilinin birbirlerine uyumsuzluğun içindeki uyumu beni kendine çekti.
Yazarın kalemine artık bir zahmet alışayım. Bu evrende vakit geçirdiğim üçüncü kitap. Aurora’nın kurguyu kaleme alış biçimini ve mizahi bir tını katarak olay örgüsüne aktarmasını seviyorum.