Puan vermedi·208 syf.····Okunma: 03 Mart 2026 22:56 Yazarın kendini iyileştirmek adına yazdığı Bahçıvan ve Ölüm, bir acıyı dindirme veyahut terapi kitabı kıvamındadır.
Ve şöyle başlar “Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe.” Daha ilk cümleden anlarız bir babanın yasını tutacağımızı. Şaşırtan şudur ki Gospodinov babasının kaybından duyduğu acıyı tüm sıradanlığıyla yazmış; çığlık atmadan, abartmadan, dramatize etmeden… Bu yazım tarzı kitabın biraz beklentimin altında kalmasına sebep oldu. Belki ben acının haykırılmasına alışığım, realistliğine değil. Yazar biraz daha kelimelerle dans etsin isterdim. Evet bir babanın ölümünü anlatmak kolay değil, hele ki bu senin babansa. Ama yine de kim kelimeler duyguyu daha çok harekete geçirsin istemez ki?

Kitapta olayların anlatım sırasında da bir düzensizlik mevcut. Bunun kitabın akıcılığını olumsuz etkilediğini düşünmekle beraber gerçekçi bir açıdan baktığımızda aslında bir ölümün ardından anlattıklarımızın gerçekte de böyle olduğunu görürüz. Çünkü geriye kalan bölük pörçük anılardır sadece. Ölümün ardından gelen de düzen değil düzensizlik olmalı bir yerde.
Yazarın düşünme gücüne hayran bıraktıran birçok detay da var kitapta. Babanın gittiği her yerde bahçe kurması ne güzel bir detay… Bahçenin ölüm ile yaşam arasında bir köprü olması ne güzel bir detay… ölecek olan babayı yaşamda tutmak adına ona gelecekle ilgili vaatlerde bulunmak yerine onunla yaşanmış güzel anıları anlatması ne güzel bir detay…
Kitabı sevdim mi sevmedim mi bilmiyorum ama hissettiğim bir şey var ki okurken değil üstünden zaman geçince idrak edeceğim anlatılanların ağırlığını. Ölümün ağırlığını zamanla hissetmemiz gibi.
Teşekkürler Gospodinov.