Tarih ile vahyin kesiştiği bir coğrafya düşünün… Piramitlerin gölgesinde yükselen kibir, sarayların içinde büyüyen zulüm ve o zulmün tam kalbinde hakikati haykıran peygamberler…
Antik Mısır’ın Peygamberleri, kadim Mısır medeniyetine sadece arkeolojik ya da mitolojik bir gözle bakmıyor; Kur’ân merkezli bir perspektifle o topraklarda yaşanan ilahi mücadeleyi ele alıyor. Firavun’un iktidarı, saray entrikaları, putperest inanç sistemi ve bütün bunların karşısında tevhid çağrısı…
Özellikle Hz. Musa kıssası etrafında şekillenen anlatım, tarihi olayları sadece bir geçmiş bilgisi olarak değil, bugüne mesaj taşıyan bir ibret olarak sunuyor.
Yazarın dili akıcı ve araştırmaya dayalı. Akademik bir zemin hissediliyor ama metin sıkıcı değil. Tarihi, iman perspektifiyle okumayı sevenler için doyurucu bir eser.
Bu kitap bana şunu düşündürdü: Mekânlar değişse de hak-batıl mücadelesi değişmiyor. Piramitlerin gölgesindeki imtihan, bugün de başka şekillerde devam ediyor. Tarihi sadece taşlarda değil, vahyin izinde okumak isteyenlere tavsiye ederim.