8/10
·73 syf.··
Beğendi
·
2020 90. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2020 20:44
Hayatın, kalbini kırdığı bir kadının; o kırıklardan rengârenk bir kolye yapıp boynuna takmasının ve ben buradayım demesinin öyküsü.. Didem Madak, bu kitapta şiiri fildişi kulelerinden indirip mutfak masasına, ocaktaki tencerenin yanına, pazar torbalarının içine yerleştirir. Hayata karşı büyük laflar etmek yerine; hayal kırıklıklarını reçel kavanozlarına saklayan bir kadının iç dökümü... Madak’ın şiiri ev içidir. Ama o ev, dünyanın bütün gürültüsünden daha büyüktür. Kitabın her dizesinde annesinin yokluğunu bir çocuk gibi arayan Didem vardır. O meşhur Siz aşkı ne bilirsiniz bayım, aşkı aşk yapan Didem’dir edasıyla seslenirken bile aslında çocukluğundaki o büyük boşluğu yamamaya çalışır. Tanrı ile öyle bir konuşur ki; sanki O, yan komşusuymuş ya da mutfakta birlikte çay içiyorlarmış gibi samimi, sitemkar ve yakındır. Madak’ın dili yakışıklı bir dağınıklıktır. Bir dizede polyanna’ya küfreder, bir sonrakinde dantellerden ve simli kartpostallardan bahseder. Onun şiirinde hüzün ağır ve ağdalı bir kelime değil, üzerine çay dökülmüş bir örtü gibidir. Öyle gerçektir, öyle bizdendir. İnsan, acısını ancak hayal gücüyle ehlileştirebilir. Didem Madak, hayatın ona sunduğu gri gerçekliğe karşı; pembe plastik çiçeklerle, masallarla ve o eşsiz ironisiyle direnir. O, "ah"larını bir ağaca asar ve o ağacın meyvelerinden bize şiir ikram eder. İçimden de olsa 'seni seviyorum' dedim. Boş bulunmuşum işte, hayatın ortasında Bir ah işte...
1000Kitap
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,4bin okunma
·
44 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.