Puan vermedi·176 syf.····Okunma: 02 Mart 2026 20:50 Kapitalizmin kâr amaçlı bir üretim sistemi olması ve bunun gezegenimizi -sıhhatine muhtaç olduğumuz- nasıl da savunmasız bıraktığına ilişkin çok yönlü bir çevre araştırması..
Tarihte yaşanan savaşları, devrimleri ve benzeri tüm olayları konuşurken çevremizin nasıl etkilendiğini unutuyoruz.
Kitaba göre doğa krizi ile karşı karşıya değiliz, toplumsal bir kriz ile karşı karşıyayız. Sorun üretim ilişkilerinde…
Bu zamana kadar ben de Malthusçu görüşe sahiptim. Kaynakların yetersizliği ve dolayısıyla çevrenin olumsuz etkilenmesinin sebebinin fazla nüfus artışı olduğunu düşünüyordum ancak kitap başka bir perspektiften bakmamı sağladı. Elbette çevrenin kötüleşmesini tek bir nedene bağlamak mümkün değil ancak en büyük sebebi merkez ülkelerin periferi ülkelerini kâr amaçlı kolonyalize etmesi ve umarsızca periferi ülkelerinin kaynaklarını kullanmasıdır.
Şimdi geriye dönüp yaşananları tartıp dünyaca bir işbirliğine girmenin vaktidir. Ancak kapitalizm devam ettikçe ve merkez ülkeler zenginlik hortumlamaktan vazgeçmedikçe dünyanın yok oluşunu kendi elimizle hazırlar ve seyretmekle kalırız. Tıpkı doğanın tek taraflı sömürüsünün birçok uygarlığı yıkıma hazırladığı Sümerler gibi…
Kitabın yazıldığı 2002 yılını baz alırsak, geri döndürülemez çevre tahribatını önlemek için önümüzde on altı yıl kalmış bulunmakta.. Yazarın da dediği gibi doğayı serbest sömürü alanının dışına çıkarmalı ve kamusal koruma altına almalıyız.
Kesinlikle önerebileceğim, çevre yönlü güzel bir araştırma eseri. Herkese iyi okumalar :)