·179 syf.····Okunma: 03 Mart 2026 02:08 Selam
Annesiz babasız büyümüş gençlerin birbirine nasıl yoldaş olduğunu, kan bağı olmasa da can bağıyla nasıl aile olduklarını okuyoruz. İlk başta gözünü hırs bürümüş, Bodrum sokaklarında savrulmuş gençlerle karşılaşıyoruz. Ama sayfalar ilerledikçe o sert kabuğun altında birbirine sımsıkı tutunan bir aile görüyoruz.
Kaan, Görkem, Eray, Eren, Benal, Mısra, Alp, Nilda ve daha niceleri.. Hepsi birbirine tutunarak ayakta duran gençler. Define işine girişiyor, planlar yapıyorlar. Tam da bu sırada hayatlarına küçük Olgu giriyor.
Hem zeki hem mütevazı dışarıda kalmış bir çocuk Olgu. Onu da aralarına alıyorlar ama aslında Olgu onların hayatına güneş gibi doğuyor. Zengin bir ailenin çocuğu olmasına rağmen annesi ve babasını kaybettikten sonra halası ve eniştesi tarafından eziyet görerek büyütülmüş. Bu yaşadıklarına dayanamayıp kaçıyor ve içi intikam hırsıyla dolu bir şekilde Kaanlardan yardım istiyor. Onlar da ellerinden gelenin en iyisini yapıyor. Çünkü bazen insan adaleti kendi aramak zorunda kalıyor.
Kitabın sonlarına doğru define arayışı iyice kızışıyor. İşin içine girmeye çalışanlar, devlet adına çalışanlar, binbir hileyle peşlerine düşenler derken tempo hiç düşmüyor. Ama Kaan abimizin zekice kurduğu planla her şey bambaşka bir noktaya evriliyor ve büyük vurgun geliyor.
En güzel kısım ne mi? Kazandıkları paranın büyük bir kısmını hayır işlerine harcamaları.. İşte orada abim beni de alın, kardeşiniz bilin dememek elde değil.
Ben yazarın kalemini gerçekten çok sevdim. Hem macera hem duygu hem de kardeşlik bağı çok güzel işlenmişti. Keyifli, akıcı ve yer yer insanın içini ısıtan bir okumaydı.Mutlaka inceleyin bu sıcacık kardeşlik hikayesi çayınızın kahvenizin yanına çok güzel eşlik edecek.