Son zamanlarda okumaktan oldukça keyif aldığım, elime alır almaz bitirdiğim kitaplardandı.
Konusuna gelince;
Kitap 18 yaşında bir üniversite öğrencisi olan Ji-Won'un iç dünyasını , hayal kırıklıklarını ve kendince eyleme dönüştürdüğü bir adalet arayışını anlatıyor.
Ji-Won ve ailesi Kaliforniya 'da yaşayan Kore asıllı bir aile .
Bir gün babalarının, evi beklenmedik şekilde terk etmesiyle hayatları alt üst olur.
Annelerinin kendi kültürlerine göre şans getirdiğine inandığı balık gözü yeme eylemi ve Ji-Won'un da bunu deneyimlemeye başlaması onun için önemli bir kırılma noktası olur.
Annelerinin yeni edindiği erkek arkadaşı George 'un da hayatlarına dahil olmasıyla işler Ji-Won daha karmaşık hale gelir.
George'un karakterinin kötü ve zayıf olması Ji-Won'da ,onun ve onun gibilerden intikam alma hırsına dönüşür . Özellikle George'un mavi gözleri onda bu hırsı tetikler .
Ji-Won'un zamanla içten içe kendi yaşadığı hayatı sorgulaması ve diger insanlarla kıyaslaması, haksızlığa uğramışlık hissi onun ruh dünyasında intikam alma hislerini büyütmeye başlar .
Kitabı okurken çoğu kez Ji-Won'u yargılamak yerine ,kendimi onunla empati yaparken buldum. Satır aralarında kendisinin, annesinin ve kızkardeşinin yaşadığı o çaresizlik hissediliyordu.
Yazar ayrıca kitabında kadın olmanın zorluğunu, ırkçılığı ve cinsiyet eşitsizliğine maruz kalmanın yaşattığı hislere de değinmiş.
Bence harika bir kalemi var. Okuduğum satırların gerçekten kalbime dokunduğunu hissettim . Olayların kurgulanması ve betimlemeler çok başarılıydı.
Bir diğer başarılı bulduğum husus ta çevirisi çok iyiydi. Kitabın vermek istediği duygu başarılı şekilde aktarılmış.