·1040 syf.····Okunma: 03 Mart 2026 00:07 Herkese merhaba,
Geldik şu zamanlarda hem fiyatı ile hemde popülerliği ile konuşulan kitabımıza, biraz uzun bir yorum olacaktır.
İlk önce şu konudan başlayalım; Yayınevinin bu kitabı bu kadar yüksek fiyatla piyasaya sürmesi ve sonrasında CEO’su mu artık kimse; okuyucularla dalga geçer gibi paylaşımlar yapması tam bir skandaldır. Gerçekten büyük bir fiyasko… Bu kitabın böyle bir yayınevinden çıkması yazık oldu. Üstelik verdiğimiz paranın karşılığı kesinlikle alınmadı.Ciltli kitaba 750 TL verdik ama kalite sıfır: yapraklar ince ve dayanıksız, kapak kenarları hemen soyulmaya başladı, birkaç okuma daha yapsak yırtılacak. Çeviri de tatmin edici değildi; bazı bölümler düz ders kitabı cümleleri gibi yazılmış, anlamı belirsiz kelimeler açıklanmamış. Buna rağmen yayınevi kendi kendini öve öve bitiremedi. Oysa övgüyü okuyucudan beklemeleri gerekirdi
Okumak ısteyenlere fılan biraz yardımcı olur belki. Ben yazarı daha Manacled yazdığı zamandan biliyorum, o hikayesini internet üzerinden okumuştum(bende hermonie ve draco fanıydım) , baya oldu tabi, unutmuşum , bun hikaye ile pekiştirdik... merak edenlere burdan söylıyım, normalde yazarım Draco-hermoni fanı, bunun üzerine fan hıkayeleri olarak bu hikayeyi yazıyor ama cok sevilince kitap olarak çıkartmağa karar veriliyor ama öyle böyle sevilmedi baya baya yani... bunun üzerine karakterlerin isimlerini ve bazı terimleri değiştiriyor genel olarak, hikayenin gidişatı filan aynıydı. Sadece bu okuduğumuz cok fazla detaylıydı, evreni baya anlatmış,diğerinde bu kadar ayrıntı yoktur.
Şimdi puanımdan belli olduğundan ben sevdim ve beğendim. Ben öyle kolay kolay 9 vermem beni bilenler bilir. Tabikide eksik yerleri vardı eleştirimizi yapacağız. Spoi vermeden anlatmaya çalışacağım.
Kitabımıza gelirsek; kitabımız 3 kısımdan oluşuyor, günümüz- geçmiş ve tekrar günümüze dönüş olarak... genel açıdan anlatırsak; Bir zamanların gelecek vadeden simyacısı Helena Marino kendi zihnine hapsolmuştu. Direniş’teki dostları vahşice katledilmiş, rezonansı bastırılmış ve bildiği dünya tamamen yok edilmişti. Uzun süren bir savaşın ardından Paladya’nın yönetimi yozlaşmış lonca ailelerinin ve Yüce Ölüm Büyücüsü’nün eline geçmiş, Sonsuz Alev’in ateşi ebediyen sönmüştü. Direniş’in kayıtlarına göre Helena önemsiz bir şifacıdan ibaretti. Yakalanmasının ardından bir köşeye atılmış ve aylar sonra bulunduğunda da hafızasının büyük bir kısmının gizemli bir operasyonla silindiği keşfedilmişti. Zihninin derinliklerinde gömülü anıları ortaya çıkarmak artık hayat memat meselesiydi ve bu görev yeni dünyanın en güçlü ve acımasız ölüm büyücülerinden biri olan Yüce İnfazcı’ya verilmişti. Helena geçmişini koruyup eski benliğinden geriye kalan son kırıntıları kurtarmak zorundaydı ve onun için asıl savaş daha yeni başlıyordu.
Şuna kısma bir acıklama getirelim, alıntıdır.
Tetikleyici Uyarılar: savaş zamanı şiddeti, dini istismar, karmaşık travma tasvirleri, intihar düşüncesi, kendine zarar verme, TSSB, tıbbi işkence, öjenik, yamyamlık, cinsel saldırı, tecavüz ve nekrofiliye gönderme.
Tecavüz olayını okumak zorunda kalmak hiç hoşuma gitmedi, tam bir tecavüz olmasada yani şöyle başroller ikiside yapılmış bu bir şey yani kafanız karışmasın direk acıklayayım, Helena ellerinde ve işkence görmektedir ve iğrenç bir sistem kurarlar üreme program tarzı bir şey,işte bu savaşta hapsettikleri kadınları , o kötü insanlar tarafından üreme aracı olarak kullanılacaktır. Helena bu şekilde kullanmak ısterler, Kaine kötü tarafta olduğundan dolayı ve sevdiği kadını korumak ıcın kendisi bu programa katarak Helena ile beraber olur… ama bunu asla istemeyerek ve tiksinerek yapar ama yapar , bu konu kişinin bakış acısına göre değişiyor o yuzden cok yorum yapmak ıstemiyor. Ama yine de benim yorumum şu; ikiside tecavüze ugruyor şundan ikiside asla istemeyerek beraber oluyor ve sahnede asla bir arzu zevk unsuru olmuyor… bunuda belirtmek isterim.
HELENA MARİNO
Başrol kadın karakterimiz... genel olarak bakarsam kendisi hakkında iyi şeylerden biri bence güçlü bir kadın karakterdi.Savaşın başından beri,başka kimsenin yapmaya istekli olmadığı şeyleri yaptı hayat kurtarmak başka hiç bir şey istemiyordu ama diriliş bunu kullanarak kızı her yerden manipüle edittiler. . Canlılarla etkileşim kurma yeteneğini sayısız hayat kurtarmak için kullandBenim tasvip etmeyeceğim kadar manipüle edilmiş ve bunu bilerek o şekilde devam etmesine rağmen, o uğurda yaptıkları gercekten güçlü bir karakteri ifade ediyor... Kendisi karşı değişik duygular içindeyim, ne sevdim ne sevmedim... En başta aşırı bir pasif bir karakter, güçlü bir simyacı ( büyücü demek oluyor ) olmasına rağmen bastırılmış biri olmuş. Kendisi bir şifacıdır bu arada, diriliş adı altınada kurulan kötülerle savaşan Sonsuz alev adı altında oluşan bir topluluktur. Buda kızıda burda köle diye kullanmışlar valla.. kızın görünüşü hakkında çok bir şey yok; güzel mi güzeldir herhalde hahah bir kaç detay dışında bilgi verilmemiş.. Şimdi bu kadın karakter bu diriliş ona ne görev verirse verilirsin itirazsın herşeyi yapmış, yapmayada devam etmiş... bu malı kandırmışlar herşey luc için luc için diye diye yapıyor herşeyi. Aslında Luc ayrı bir bağımlılığı var helenan, çocukken ailesi ölünce alıp getırmışler ve bu lucda bunun orda il arkadaşı olmuş, varı yoğu o olmuş, onun iyiğili onun gücü filan diye kız kendi kendinide manipüle etmiş yani, fazlda bağımlılık.. böyle okurken aşık fılan sanıyorsunuz ama değil, onu diyim, sadece fazla bağlı olduğu can arkadaşı gibi bir şey.. ama çok bir araya gelmiyorlar savaş filan var zaten haha... ve bu diriliş tarafından en büyük düşmanına satılır ve hem nefret hemde aşk arasında gidip gelmesi baya okuduk, ama sonunda tabikide aşk cıktı. Helena fazla soğuk bir karakterdi, hislerini cok güvenmedim ben, her defasında aşık olduğu adamı nelerin içine attığını bile bile hep dirilişi seçti ve bunu aşırı sınırlendi, sonradan secmeleri fılan cokta geçmedi bana... bencillikte baya vardı. Hep o hep diriliş... karakterinin bazı konularda güçlü olabir ama bazı tarafları aşırı güçsüzdü... çok böyle bağdıraşamıyorsun karakter ile bana göre aşık olucak bile karakyer değildide neyse, başrol kız işte..
KAİNE FERRON
Ah be ah nasıl anlatsam bilmiyorum. Gerçekten güçlü bir erkek başroldu. Her yönden güçlü, uzun zamandır böyle erkek karakter okumamıştım. Öyle aşık olduktan sonra karakteri değişne kendinden ve yapacaklarından ödün veren biri değildi ve olmadı. O yüzden mükemmel bir adamdı. Benim için 10 puanlık bir karakterdi..
Kötü kahraman başrol erkek karakter oluyor kendisi. Kaine'in Necromancer'a katılmasının sebebinin annesine işkence etmeleri olduğunu öğrendiğimizde kalbim kırıldı. Ve sonra, katil olmaya ve Ölümsüzler'in bir parçası olmaya zorlandı. Bütün bunlar 16 yaşındayken başına geldi. Kaine bu hayatı istemedi, ama ona zorla dayatıldı. Ancak annesi öldükten sonra, kederi nefrete dönüştü ve bu acı onu bir canavara dönüşme yoluna soktu... ve acıları başlamış oldu… o mücadelesi ve canavar hallerine bi bayılarak okudum, keşke o yaşadıklarını onun ağzından okumak o kadar isterdim ki. Öyle romantik biri değil, iyi biri asla değil... sadece sevdikleri önem veren biridir,o kişilerde sadece annesi ve helenaydı.. onlar için iyilik yapar yoksa asla yapmaz... gerçekten aşırı kötü şeyler yapıyor ama bunu isteyerek değil, zorunluluk yüzünden ve yapmadığı yada yapamadıkları için büyük cezalar çeken biri.. ah kalbimi okurken ona verdim resmen... benim en sevdiğim erkek başrol sıralama hızla giriş yaptı kendisi... sevdiklerini korumak için en acımasız ne varsa yada ne kötülük varsa yapıyor... sırf onlar yaşasın diye, kendini asla bu çemberin içine koymadan bile... en kötü şeyi en sevdiğine yaptığı halde bence o sahnede en cok o tiksindi , kendini öldürebilse öldürürdü... benim için unutulmayacak bir karakter oldu... sevıyoruz nokta... kitaptaki en büyük eksik Kaine ağzından hiç bir şey okuyamamız yazık oldu... onun duyguları canlı canlı okumak çok isterdim.. birazda kapalı bir kutu yazmıştı puan kırdım.
HELENA VE KAİNE
İkisinin bir araya gelmesi onlar için mucize gibi bir şeydi. İkiside tam tersi karakterlerdi. Helena şifa vermek için yaratılmıştı , Kaine ise öldürmek için... bu bunların ımkansızlığını anlatıyordu aslında.. Helena sinir olduğum kısımlar buralardı hep, helena yaptıkları herşey luc ve diriliş içindi ama Kaine yaptığı her şey helena içindi. Öldürmek ,yaşatmak ne yapması gerekiyorsa hepsini aşık olduğu kadın için yaptı, kendi paramparça oldu ama yapmaya devam etti, kendine asla mutlu sonu görmedi...Helana aşkı sönüktü benim için, evet oda bazı şeyler yaptı da beni tatmin etmedi, çünkü kaine yaptıkları okuyunca işte aşk bu diyorsun hem geçmişte yaşadıkları hemde kitaba göre günümüzde yaşadıklarını okuyunca.. ama yine beni tatmin ettiler... neden etmesinler, çarpıklık yoktu yada 3. Şahıslar yoktu... en sadece ikisi vardı ve kavgaları hep hangisi daha çok birbirine koruyacak üzerine gitti. İkiside sevdim diyelim beraber oldukça...
ALCHEMISED
Kitap baya uzun, 1088 sayfa ee bu kadar sayfa olunca ayrıntılarda bizi boğmuş tabikide, çok fazla gereksiz ayrıntılara girmişler. Evreni anlatta tabi tanıyalım bu kadar gereksiz bilgi beni boğdu yalan yok, sıkılmadım desem yalan olur ama devam ettik be başardı benim için 400 den sonrası acıldı hele 2. Kısım bölümlerine geldikçe çoştu, bazı arkadaşlar o kısımlarda bile sıkılmışlar olabilir ama benim için öyle değildi. Konu bence gayet guzel yazılmışti. Kitapta iyi ve kötü taraf yoktu... iyi kısım için söyleyeceğim bence onlarda bencil ve kötülerdi, insanları kullanmaktan cekinmeyen manipüle eden insanlardı. Buna helena dahil, kaine çok guzel kullandı yani o kısımlarda ona az saydırmadım... kitabın gidişatı gayet güzelken , beni sonu hiç mutlu etmedi. Sevmedim ben sonunu, hakedilmiş bir son değildi. Olmaması gereken kişiler kahraman oldu filan gereksiz ayrıntılar... Ve en büyük kötü karakteri öldürmesi gereken kişi kainedi ama o kitabın en kötü karakteri olarak kaldı. Kimse hiç bir şey bilmedi öyle yine asssalk gibi yaşadılar... mutlu bir son evet ama bana göre değildi yaa... aile kavramını tam yazar yazamamış bence, evet cocukları oluyor , bir kızları oluyor hatta... ben kaine ve kızının arasında bağı okumak ısterdim, baglılıkları okumak isterdim ama sen git kızlarını lucun oğlu olan po olan bagımlılığı yaz ... yok artık dedim, burdan ben 2 puan kırardımda kaine dua edin ondan kırmadım. Smut sahneler idare ederdi , ayrıntılı bir şey yoktu bence olması gerekıyordu yanlış bir seçim olmuş yazmaması... ay az kalsın unutuyordum, yan karakter yok yani varlarda gereksizler sadece desteklemek amaclı vardılar, hepside maldı zaten, ölüp gittiler, cok iyidi valla :D
Ben çok beğendim arkadaşlar böyle tek kitap okumak muhtiş, yalan yok tam 3 kitaplık bir seri olabilirdi ama olmamış iyikide olmamış. Çok sevdim benden herkese tavsiye ediyorum ama sabırla okumanız gerekiyorr...
OH BE BU SENE SEVDİĞİM BİR KİTAP CIKTI.. DARISI DİĞER KİTAPLARA