Adada geçen ve sıcacık hissettiren tek kitaplık bir hikayeydi. Bir solukta bitirdim nasıl aktı anlamadım. Ama sadece başrolleri sevdim diğerleri beni delirtti. Beni delirten kitapları da çok çabuk bitiririm djdjd Gülce'nin hikayesiyle başlasak da Gülce'nin en yakın arkadaşı Başak'ın bakış açısından onun hikayesine de yer veriliyor. (Başak'ı sevemedim.) Ve bu kadar fazla yer verilmesine de gerek var mıydı bilmiyorum. Fatih gibi soytarıya nasıl aşık oldun onu hiç anlamadım. Aşkın gözü kördürü de geçti kızın durumu. Her neyse ben Başağa bu kadar yer verileceğine bol bol Sancak'dan okumak isterdim... Onun hislerini daha fazla okumak isterdim çünkü birkaç kez okuduk ve çok güzeldi.. Onu çok sevdim. Hikayeleri de güzeldi. Biraz ikinci şans kitabıydı. Sancak asker olduğunu ailesinden saklıyor ve ailesi öğrendiğinde de bir seçim yapmak zorunda kalıyor ve mesleğini seçiyor. Sonra 3 yıl sonra falan Gülce'yle yolları tekrar birleşiyor bu sefer kızın peşini bırakmıyor. Gülce'nin de babası şehit olduğu için ailesi asker biriyle olmasına şiddetle karşı. BÜYÜK BİR ŞİDDETLE. Çok zorladılar bizi. Ama sonunda zor da olsa kavuştuk diyelim. Her şeye rağmen güzel vakit geçirdim.
3,5/5