Kitap ilk olarak Eylül 1933 yılında yayınlanmıştır ve mekan olarak da Londra da geçmektedir. 1985 yılında film, 2000 yılında da dizi olarak beyaz perde yerini almıştır.
Polisiye romanların en önemli özelliklerinden ve çok tercih edilme sebeplerinden biri, okurun katili veya katilleri kolay kolay tahmin edememesidir. Okur, kitabın sonuna kadar hep bir merak içerisindedir. Tabi ki Mösyö Poirot gibi ben de tahminlerde bulundum ve gelgitler yaşadım ama bunların hepsi boşa çabalardı.
Ünlü aktor Jane Wilkinson, eşi Lord Edgware'den ayrılmak istiyordu ve bunun için cinayet bile işleyebileceğini aralarında ünlü dedektif Hercule Poirot ve Arthur Hastings'in de bulunduğu misafirlerinin önünde söyler.Jane Wilkinson işi tatlılıkla halletmek için Poirot'tan Lord Edgware ile konuşması için yardım ister. Oysa Lord boşanmayı çoktan kabul ettiğini Poirot'a söyler. Poirot ise buna çok şaşırır. Ancak bir süre sonra Lord Edgware cinayete kurban gider. Bunun üzerine yalnızca ev halkı değil, tüm tanıdıklar şüpheliler listesine girer. Ancak bu sözleri söyleyen Mrs. Wilkinson, Lord'un öldürüldüğü sırada arkadaşlarıyla yemek yiyordu. Poirot’un gri hücreleri devreye girer ve işlenen 3 cinayeti de büyük ustalıkla çözer.
Başka bir Agatha Christie kitabından buluşmak üzere sevgiyle kalın.