·56 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Aralık 2025 13:43 Gürpınar'ın kalemini çok seviyorum. Ne zaman okusam hep gülümserim, eğlenirim. Eserinde mizahı hep ayarında ve nükteli vermeyi başarmıştır benim gözümde.
Bu kısa ama oldukça komik eserde aslında bir dönem eleştirisi var. Hiciv ile bazı şeyleri aktarmış.
Kitabımız 1920-1930 yılları arasında yazılmış kitap olarak basılmadan önce de tefrika olarak yayınlanmış.
Eser adında belirtildiği gibi meyhanede geçiyor. O dönem ülkede konulan içki yasağı, kadınlara verilen yahut kısıtlanan haklar üzerine müthiş bir eleştirel bakış açısı.
Kadınların artık meyhanelere gidebilmesi, bir nevi erkekler gibi davranabilmesi o dönem için büyük olaydır.
Yazar da bunu öyle eğlenceli ele almış ki okurken gözünüzün önünde tiyatrosu canlanmalı.
Bir çift aile karılı kocalı meyhaneye giderler. İçki yasağı gereği fazla içmeleri de yasaktır ama kim dinler yasağı... Bunlar masada çakır keyif olurken oldukça felsefik ve ideolojik konuşmalara tanık oluyoruz. Zaten en güzeli de yazarın, böyle komediyle karışık fikirlerini vermesidir.
Meyhaneye gelen başka bir karı-koca ortalığı karıştırmaya yeter. Sonrası şangırtı,patırtı,gürültü.
Eğlenmek için ve dönemin yasalarına farklı açıdan bakmak için şans verin okuyun. Zaten kısacık...
Keyifli okumalar dilerim.