Acil müdahale lazım… müsait misin Doktor Simon?
Sana görünmeden iyileşemeyeceğim gibi duruyor.
Kitabı bir günde bitirdim.
Bittiğinde gerçekten doymuş hissettim.
Heyecan, aşk, hüzün, öfke, şehvet…
Hepsini tattım bu kitapta.
Yazarın dili ilk başta bana biraz tuhaf geldi. Hatta başlarda biraz atlayarak okudum. Ama hikâye ilerledikçe resmen bayıldım. Öyle ki uykusuz bıraktı beni ve kitabı bir günde bitirdim.
Psikiyatri hastanesinde geçen hikâyede; sert, mesafeli ve sırlarla dolu doktorumuz Simon, hastası Willow tarafından adeta baştan çıkarılıyor. Kadın adamı öyle bir ayartıyor ki doktorumuzun dengesi tamamen şaşıyor.
Ama Simon, Willow’un günlük mücadelelerini bizzat görüp deneyimliyor. Onun içindeki savaşçı ruhu fark ediyor ve hayranlığı zamanla çok daha derin bir duyguya dönüşüyor.
Ahlaki ve etik açıdan yanlış görünse de aralarındaki bağ gerçek. Ve sonunda o “yanlış” dediğimiz şey, kendi içinde bir doğruya dönüşüyor.
Bir hafta içinde aralarında baş döndüren bir kimya patlaması yaşanıyor… ama ardından kalp kırıklığı ve acı geliyor.
Yine de yazar hikâyeyi çok iyi toparlamış. Bazı yerlerde ikisi için de kalbim gerçekten acıdı. Travmalar, gerçekler… hepsi oldukça üzücüydü. Ama dram abartılı değildi, tam yerindeydi.
Asıl mesele şu:
Aralarındaki kimya ortalığı yakıp geçti.
Çok beğendim.
Kesinlikle okuyun.
Özellikle kitabın ortalarına geldiğinizde o hastane alev alev yanacak.