Her şey, tabiri caizse, dibine kadar hayal edilmişti; en kötümser anlarımda, beni fazla basit, fazla çirkin, fazla ısrarcı bularak geri çevireceğini, beni hor göreceğini kurmuştum kafamda. Bana gösterebileceğin her tepkiyi, hoşnutsuzluğun, soğukluğun, ilgisizliğin her biçimini, her şeyi inceden inceye tasavvur etmiştim ama bunu, bir tek bunu, en korkuncunu, varlığımdan bile haberdar olmadığını, en kötümser ruh halimde, kendimi en değersiz bulduğum anlarda bile hesaba katmamıştım.