#fundaokuyupyorumluyor
GÖZLERİ EN GÜZEL YERİ
&
MONİKA KIM
Bazen bir insanın içindeki kırılma noktası çok küçük bir anda başlar. Gözleri En Güzel Yeri tam da böyle bir hikâye anlatıyor.
Ji-Won’un hayatı babasının evi terk etmesiyle altüst olur. Geride yorgun bir anne, yaralı bir kız kardeş ve hayallerinden uzaklaşmış bir genç kız kalır. Ama asıl kırılma noktası, annesinin uğur getirdiğine inanarak ona yedirdiği balık gözleri ile başlar. O an sanki Ji-Won’un iç dünyasında karanlık bir kapı aralanır. Gerçekle rüyaların birbirine karıştığı, mavi gözlerin kabuslara dönüştüğü bir yolculuk başlar.
Annesinin hayatına giren yeni sevgilisi George ise bu kırılgan ailedeki huzursuzluğu daha da büyütür. Onun kibri, küçümseyici tavırları ve özellikle o mavi gözleri Ji-Won’un içindeki öfkeyi besleyen bir kıvılcıma dönüşür. Okur olarak çoğu zaman Ji-Won’u yargılamak yerine onun içindeki yalnızlığı, öfkeyi ve çaresizliği Mert bir şekilde hissettiriyor.
Kitap yalnızca bir intikam hikâyesi değil; aynı zamanda kadın olmanın yükünü, ırkçılığı, kültürler arasında sıkışmışlığı ve bastırılmış duyguların insanı nasıl karanlık bir noktaya sürükleyebileceğini de anlatıyor.
Psikolojik gerilimi güçlü, atmosferi rahatsız edici ama bir o kadar da sürükleyici bir romandı.
Okurken insanın zihnine ister istemez şu soru takılıyor.
Bir insanı canavara dönüştüren şey gerçekten doğası mı, yoksa yaşadıkları mı?
Karanlık, sarsıcı ve düşündürücü bir okuma deneyimiydi. Psikolojik gerilim sevenlere kesinlikle tavsiye ederim.
Sıradaki kitap yorumumda görüşmek üzere
Kitapla ve sağlıkla kalın
“İnsan bazen bir gecede değişmez. Ama bir gece, içindeki karanlığı fark ettiği andır.”