Bu konuda şöyle bir fıkra anlatılır: Bir anne erkek çocuğunu alıp bir psikiyatriste götürür çünkü çocuk ısrarla tavuk olduğunu iddia etmektedir. Anne psikiyatriste durumu anlatırken çocuk araya girer ve “Sizin görüşünüze ihtiyacımız yok, biz tavuklar kim olduğumuzu gayet iyi biliriz." der. Anne, çocuğa "Tavuk olduğuna dair kanıtın nedir?” diye sorar ve ekler: "Bak, tüylerin bile yok." Çocuk, "Doğru, tüylerim yok çünkü ergenlikte travma yaşadım." cevabını verir. Anne, psikiyatriste döner ve "Bakın, görüyor musunuz, bu çocuk aklını yitirmiş.” der. Psikiyatrist ise bir müddet düşündükten sonra anneye yönelir ve “Sizi anlıyorum, durumunuz çok zor ama anlayışlı olun; siz gerçekten bir tavukla konuşuyorsunuz, tavuk olduğunu iddia ediyorsa doğuştan böyledir ve bunun tedavisi de yoktur." yanıtını verir. Evet, maalesef hem dünyada hem de Türkiyemizde psikolog ve psikiyatristlerin ezici çoğunluğu böyle bir tutum sergiler.
Sayfa 54 - Ketebe Yayınları, 9.Baskı, Eylül 2025·Kitabı okudu