Yedi Günlük Sessizlik
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
Her şey Maçka Parkı’nda bir meydan okumayla başlıyor. "Hadi, bir hafta telefonları kapatıyoruz" dediklerinde, bunun sadece dijital bir mola olduğunu sanıyorlardı. Ama o 7 gün, her birinin hayatındaki sahte kalabalığı süpürüp attı. Peki, o telefonlar kapalıyken aslında neler oldu? Beş arkadaş; İpek, Emre, Tuna, Kader ve Cem... Cem : O sadece Kitabın kalbi değil İşitme ve konuşma engelli ebeveynlere sahip (KODA) bir genç. Annesini tam da üniversite sınavı günü kaybetmiş. İki dünya arasında kalmışlık hissi ve sevgisiz bir babayla aynı evin içinde bambaşka bir yalnızlığa mahkûm edilmiş bir gencin, siyah kedisiyle tutunduğu o ince hayat çizgisi kitabın en dokunaklı tarafı. Onun tek sığınağı, her daim yanında olan siyah kedisi. ​İpek : Dışarıdan kusursuz görünen hayatının altında, babasının bir başkasından çocuk beklediği haberiyle sarsılan ve yılların travmalarını omuzlayan bir genç kadın. ​Kader : Annesini hiç tanımamış, sadece bir saç örgüsüne tutunarak kendi kimliğini bulmaya çalışan, sessiz ama derin bir karakter. ​Tuna ve Emre: Sorumluluklarla, saklanan ağır sırlarla ve toplumsal beklentilerle sınanan diğer halkalar... 7 gün bittiğinde, kimse o parka ilk günkü kişi olarak dönmedi. Sessizlik bir eksiklik değil, bir direnişmiş;dünyanın o parıltılı, kusursuz filtreleri aradan çekiliyor. Ve işte o an gerçeklerle yüzleşiyoruz: ​Paylaşımlarımız bu kadar "mutluyken", içimiz neden bu kadar sessiz? ​Sessizlik gerçekten iyileştirici bir liman mı, yoksa bastırdığımız her şeyi yüzümüze vuran en acımasız ayna mı? Her paylaşılan bu kadar renkliyse, neden kimse mutlu değil ?
Yedi Günlük SessizlikGüneş Altunkaş · Destek Yayınları · 202635 okunma
·
16 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.