Tarih boyunca nice "Sezarlar" çıktı;
ordular kurdu, şehirler fethetti,
haritaları değiştirdiğini sandı.
Ama unuttukları bir şey vardı:
Toprak sadece taş ve toprak değildir.
Bir yerin ruhu vardır.
Anadolu, sıradan bir coğrafya değildir.
Burası inancın yoğrulduğu, sabrın sınandığı, medeniyetlerin imtihan verdiği bir yerdir. Bu topraklarda güç tek başına hüküm sürmez.
Burada kalıcı olan;
adalet, iman ve fedakârlıktır.
Nice imparatorluklar geldi geçti..
Ama bu topraklara zorla tutunmak isteyenler
hep aynı hakikatle karşılaştı:
Anadolu teslim alınmaz,
ancak gönülle kazanılır.
Çünkü Anadolu'nun mayası
kılıçla değil,
secdeyle karılmıştır.
Ve tarih bize şunu fısıldar:
Zorla gelen büyür gibi görünür...
Ama kök salamaz.
Bu yüzden mesele bir şahıs değil;
bir ruhtur.
Ve o ruh hâlâ dimdik ayaktadır.. Elhamdülillah