Adem Noah’ın Konfabulasyon kitabı, isminden itibaren tıpta "bellek hatası" veya "uydurma anı" demek ve zihninizin sınırlarını zorlayacağının sinyalini veriyor.
Kitap, mülteci Leheb’in Berlin Adli Tıp'taki muayenesiyle başlayan, ancak ucu Kıbrıs’tan antik Atlantis’e kadar uzanan devasa bir kurgu. Genel havasına baktığımda, klasik bir macera romanından çok daha fazlası olduğunu söyleyebilirim. Yazar, Mark, Süleyman ve Teresa üçlüsüyle bizleri gizemli bir serüvenin içine çekiyor.
Kitap sadece bir suç dosyası değil, içinde evrim teorisinden mistik efsanelere, fosil bilminden astrolojiye kadar her şey var. Berlin ve Kıbrıs arasındaki o gerilimli hat, okuyucuyu kitabın içine hapsediyor. Mark, Süleyman ve Teresa’nın dinamikleri oturmuş durumda. Leheb karakteri ise hikayeye melankolik ve gizemli bir derinlik katıyor.
Konfabulasyon, okurken sadece bir hikâyeyi takip ettiğiniz değil, aynı zamanda gerçeklik algısı ve zihnin sınırları üzerine düşündüğünüz bir kitap. Yer yer yoğun bilgi içeriği sebebiyle biraz yavaşlatan bölümler olsa da merak duygusunu canlı tutmayı başarıyor.
Adem Noah’ın kalemi sorgulayıcı ve farklı disiplinleri bir araya getiren bir anlatı sunuyor. Bilimkurgu ve düşünsel roman sevenler için ilginç bir okuma deneyimi olabilir.