Puan vermedi·184 syf.··
2026 17. kitabı
Konevî’nin varlık düşüncesinde en önemli konulardan birisi nefs ve nefsin mahiyeti meselesidir. Tasavvufta genel itibariyle “Nefsini bilen Rabbini bilir” sözünden hareketle nefis Tanrı’yı bilmek için aracı bir hakikat olarak kabul edilir. Konevî nefis kavramı ile insanın hakikatine gönderme yapmaktadır ki insanın hakikati (ayn) Tanrı’nın ilminde ezeli bir hakikat olarak bulunur (sübût). İbnü’l-Arabî Tanrı’nın ilmindeki bu bulunuş hâlini vücûd ile değil de sübût kavramıyla, mevcut olan şeyi de ayn veya hakikat kavramıyla karşılamaya özen göstermiştir. Aslında İbnü’l-Arabî ve Konevî’ye göre bir şeyin hakikatinden söz etmek, onun ilâhî ilimde bulunuşundan yani ayn-ı sâbiteden bahis açmaktır, dolayısıyla bir şeyi bilmek de ilâhî ilimdeki hâli ile o şeyi bilmektir. İlâhî ilimde insanın hakikati, gayr-i mec’ûldür yani yaratılmamıştır.
Şeyh Sadreddin Konevî'deMevlüt Büyükbayraktar · Damla Ofset · 20103 okunma
·
21 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.