Kadınlar günü; kadınlar için hediye alma günü değil, kanlı bir direnişin günüdür. Sermaye merkezli dünya kadınlar gününü tüketim günü olarak adlandırıp günün değerini yitirmiştir. Kadınlar günü: kadınların en temel haklarını kazanmak için meydanlarda çarpıştıkları gündür: yakılmaktan, k*tledilmekten, hapsedilmekten, açlıktan korkmayan gelenek ve gerici ataerkil ilişkilere son vermek için direnen, işyerlerinde ve evlerde ikinci sınıf insan muamelesi görüp buna baş kaldıran, dünyayı eşitliğin merkezi ve bir cennete çevirmeye ant içmiş kadınların günüdür.
Kadın uyan ! Aklın çanları tüm evrende yankılanıyor sende haklarını tanı ! Doğanın o kudretli krallığı artık önyargılarla, fanatizmle, batıl inançla ve yalanlarla çevrili değil.
Aklın yolunu, özgürlüğün yolunu çoğunun pasifistliğiyle birlikte elinin tersiyle itmek zorunda kalan kadınlar; seni ekip biçenlerin, üzerinde fırtınalar yaratıp şeytan ilan eden iblislerin, giydiklerinden deprem olduğunu iddia eden yobazların, maddi yaşam altında “tanrı” kavramını kendi çıkarları uğruna kullananların amacı; seni uysal hale getirip sömürmek, tanrısal olduğunu vaaz ettiği kanunlara, dinsel tapınmalara itaat etmeni bekleyip oluşturmuş oldukları gerici toplum düzeninin devamını sağlayabilmektir. Bir çok toplumda kadın bir nesnedir. Önce babasının daha sonra ise kocasının kölesi olarak hayatını sürdüren, tek amacı ev işlerini ve çocuğun bakımını üstlenmek zorunda kalan, üstlenmiş olduğu görevlerin doğuştan kendisine zimmetlenmiş olduğunu düşünen, kendisine renk atfedilen, zorla cahil ve muhtaç bırakılmış, kendini gerçekleştirebilecek vakti bulduğunda ise tüm toplumsal düzeni yerinden sarsabilecek bir güç olarak görülüp sindirilmiş ve bu gücünden korkulan varlık olagelmiştir. Cinsiyet eşitliğini tüm düzene haykırabildiğimizde işte o zaman tüm doğal gözüken putları kırabileceğiz, kadın erkek arasındaki farkları ortadan kaldırıp daha eşitlikçi bir dünya yaratabileceğiz. Kadınların bu mücadeleyi tek başına vermesini beklemek aptallıktır. Bu mücadele yalnızca “toplum cinsiyet” altında da okunamaz. Başlangıçta: Siyaseten ve ekonomik olarak açılmış bu sorunun çözümü sosyalist mücadeleyi güçlendirmektir.!
Katledileceğini, toplum tarafından dışlanacağını, hakarete uğrayacağını bilen 3-5 kadın Afganistan’nın çöllerinde, Bedevi yaşamının toplumsal tüm damarları sardığı, kadının kamudan ve toplumsal yaşamdan dışlandığı bir yerde eylem yapabiliyor.. özgürlüğünü kazanabilmek adına mücadele etmemiş olanlar, kendisine verilen kırıntıları özgürlük zannederler.. asıl özgürlük, mücadelenin içerisinde başlar.