·168 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Mart 2026 00:00 Ah… Bu kitabın sonu gerçekten inanılmazdı. Uzun süre etkisinden çıkabileceğimi sanmıyorum. Hele hiç beklemediğim son....
Minik bir adada geçen bu hikâye, “unutma hastalığı”nın yavaş yavaş adaya yayılmasıyla başlıyor. Her şey Feyza ile başlıyor, ardından ablası ve diğerleri… Ve bir süre sonra sanki adanın tamamı bu tuhaf ve ürkütücü unutmanın içine çekiliyor. Küçük bir adada geçen hikâyeler her zaman biraz daha klostrofobik gelir bana ama bu kitapta o atmosfer çok güçlüydü. Sanki ada küçüldükçe gerilim büyüyordu. Bir de hocanın karısı Ülfet… Okurken beni gerçekten sinir krizlerine soktu diyebilirim. Böyle karakterleri okumak insanı hem kızdırıyor hem de hikâyenin içine daha çok çekiyor.
Hafıza, unutmak, hatırlamak ve insanın kendisiyle olan bağı üzerine düşündüren oldukça derin bir kitap. Ben duygularımı tam ifade edememiş olabilirim ama bu hikâye kesinlikle okunduğunda çok daha fazlasını hissettiriyor.
Kısacası, küçük bir adada geçen ama etkisi çok büyük olan bir hikâye.Kesinlikle okunması gereken kitaplardan biri. Unutulmayacak bir kitap!