Budizm öğretisini Milarepa aracılığıyla anlatıyor yazar bu kitapta bizlere. Budizm öğretisiyle tanışmadan önceki hayatında kötü bir karaktere sahip olan Milarepa öğretiyi öğrenmek için çok yoğun bir çaba gösteriyor. Aynı işi defalarca yapmasına rağmen bir türlü Lamanın istediği seviyeye ulaşamıyor ama bundan da vazgeçmiyor. Sanırım Budizm öğretisinde ne kadar önemli bir etken olduğunu Milarepa aracılığıyla bize ulaştırıyor yazar. Kitapta en çok ilgimi çeken cümle; “Din, fakirlere yasaktır” oldu. Baktığımız zaman bir çık dinin öğretisinde dinin fakirler için elzem bir şey olduğunu görüyoruz. En büyük örneği de Hristiyan misyonerlerin Afrika kıtasında dini yatmaya başladıktan sonra bir afrikalıların söylediği “Avrupalılar geldiklerinde onların elinde İncil, bizim elimizde topraklarımız vardı. Bize gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda baktık ki İncil bizim elimizdeydi, topraklarımız ise beyazların olmuştu". sözüdür.