9/10
·464 syf.··
2026 32. kitabı
Leyal Demir, kendi ailesinde babası dışında herkes tarafından sadece görünüşü yüzünden dışlanan bir kadındır. Ablası ve abisi sarışın, mavi gözlüyken; Leyal simsiyah saçları ve gözleriyle adeta ismiyle bütünleşir. Ailesinin sunduğu ayrıcalıkları reddederek kendi emeğiyle savcı olur ve hiçbir nüfuz kullanmadan Elazığ’a atanır. Burada hem görevini yapar hem de üniversitede yarı zamanlı çocuk hukuku dersi verir. Üzerinde çalıştığı bir dava nedeniyle tehdit edilince dosya ondan alınır ve hayatı bambaşka bir yöne evrilir. İşte tam bu noktada hikâyeye Gökbörü Timi dahil oluyor. Tim’in komutanı Üsteğmen Devran Kerem Bozkurt’tur. Leyal uğradığı bir saldırı sonrası yaralanınca ciddi bir korumaya ihtiyaç duyulur ve onu koruyacak kişiler bu tim olur. Ancak bu korumanın inandırıcı olması için Leyal ve Devran’ın nişanlı rolü yapması gerekir… Aslında hikâye tam da burada başlıyor. İki inatçı ve öfkeli karakterin birbirini tanımadan nişanlı rolü yapması bazen çok komik, bazen de oldukça duygusal anlar yaratıyordu. Zamanla birbirlerinin küçük detaylarını öğrenmeleri ve bu yaralı yanlara şifa olabileceklerini fark etmeleri çok güzeldi. Leyal’ın saldırıdan sonra lojmana taşınması yeni bir hayatın başlangıcı olur. Fakat içindeki fırtınalar dinmez; çünkü onu koruyan polislerden ikisi şehit olmuş, biri de yaralanmıştır. Özellikle şehit annesini ziyaret ettiği sahnede yazarın kalemi gerçekten çok etkileyiciydi… O satırlar insanın içine dokunuyor. Tim içindeki dostluk da ayrıca çok güzeldi. Devran, Ömer, Alperen, Nihal ve Timuçin’in arasındaki bağ hem eğlenceli hem çok samimiydi. Leyal, yıllarca eksikliğini hissettiği o aile sıcaklığını sanki bu insanların arasında buluyordu. Sahte nişanlılık zamanla gerçek duygulara dönüşürken insan ister istemez şu soruyu soruyor: Acaba bu ikili ileride birbirlerine körkütük âşık olacak mı? Ben normalde asker kurgularını çok okuyamıyorum ama bu kitap sadece bir asker hikâyesi değil; içinde vatan sevgisi, dostluk, aşk ve hayatın gerçeklerine dair çok güçlü duygular var. Karakterlerin çoğunu çok sevdim (Leyal’ın annesi ve ablası hariç ). Özellikle Devran’ın arkadaşı Bora ve Leyal’ın arkadaşı Hayal favorilerimdendi. Ama beni en çok etkileyen sahnelerden biri Devran’ın görevlere gitmeden önce yazdığı mektuplardı… O satırlar gerçekten kalbe dokunuyordu.
Yarası SaklıBaşak Kızıltan · Parola Yayınları · 202556 okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.