Spoiler içerir az miktarda ama:)
Brezilyalı yazar paulo coelhonun Simyacı adlı kitabından sonra ismini en çok duyduğumuz kitabıdır.
Veronika ölmek istiyor. Evet istediği içinde bir girişimde bulunuyor ve bunun sonuçunda bir gün ilaç içerek intihar ediyor.
Bir haftalık komadan sonra sağlıklı bir şekilde hayatına devam ediyor. Ancak doktoru ona bir haftalık ömrün kaldı diyerek onun üzerinden bir deney yapıyor. Ölüme yaklaşan insan hayata daha sıkı mı bağlanırdı?
Korkuları ve arzuları daha mı serbest olurdu? Herkesin yanlış olarak gördüğü anormallikleri yapmaya daha mı cesaretli olurdu?
Bunlara cevabım evet çünkü insan ölüme yaklaşmadan da yapabilirken bunları dünyayala arasında bir haftanın kalıyor olması korkutur ve heyecanla birlikte adrenalini yükseltir.
Veronika o bir haftalık süre boyunca kaçtığı arzularını denemeye karar verir ve içine düştüğü bu boşluk ve anlam arayışına cevaplar bulur.
Bu sırada onunla birlikte benzer nedenlerden yatan insanların hikayelerini anlatır bize.
Veronika güzel bir hayatı , işi, ailesi olan istediği her şeye ulaşan biri ancak her şeye sahip olmak bile yeterince doyurmuyor onu.
Çünkü biz insanlar sadece doğru ve iyi olanlarla yeterince güzel bir hayata sahip olabileceğimizi sanıyoruz. Aslında iyi olan şey mutlu etemeyebilir de.
Toplum normları bizi bu konuda kısıtlar. Düzenli maaşın varsa, iyi giyiniyorsan, iyi konuşup doğru şekilde sevişiyorsan ve arzularına boyun eğmiyorsan karşındakileri düşünerek o zaman sen mutlusundur diyor. Hayır bazen yanlış olan yasak sayılanlarda bize kendimizi iyi hissetiri.
Sadece deliler delice şeyler yapar diyor toplum sağlıklıysan da yapamaz mısın? İlla deli rolüne bürünmek mi lazım istediğin hayat için? Ya da soyutlamak mı lazımdı herkesten kendini ve içinden geçenleri?
Toplumun esirgedikleri, bizim kendimizi kısıtlayıp yapmadıklarımızı, insanın anlam arayışını, hayatın doruk noktasını, psikolojik analizler anlatan bir kitaptı.
Özellikle psikolojiye ilgisi olanlar çok sevecek. Uzun zamnadır bir kitabı elime alınca yarılamamıştım bu kadar kısa sürede. Bence sizide akışa katıp götürecektir.
“ Yürü gidiyoruz.Deliler,delice şeyler yaparlar.”
“Duygular hep vardı, ama hep gizlenmek zorundaydı.”
“Hayatım boyunca hep sıkı sıkı giyinmişim, soğuk alma korkusuyla.” Bu yüzdendir ben hep ince giyinirim ve sınır tanımam hayatta ne çıkacağını bilmesem bile karşıma.
“Kimsenin kimseyi yargılayacak durumu yok. Her insan kendi bilir çektiği acının boyutlarını ya da yaşamda anlamının hepten yok olduğunu.”