kitabi okurken muhtemelen en cok ilginizi cekicek kavram ''sembolik guc'' kavramidir. sembolik guc, dogrudan zor kullanmadan insanlsr uzerinde etki kurabilme onlari yonlendirebilme etkisidir. bu guc cogu zman fark edilmez cunku gundelik hayatin dogal bir parcasi gibidir ve gorunmez bir iktidar mekanizmasi olarak calisir. kapitalist medya duzeninde medya kuruluslari olaylari belirli kelimeler ve anlati cercevelerinde sunarak toplumsal aligiyi yonlendirebilir(turkiye de sik sik yasiyoruz zaten). boylelikle dil ideolojik bir arac haline gelir. her haber basliginda kullanilan ifadeler , polik tartismalarda tercih edilen kavramlar veya sosyal medyada olusturulan algilar hepsi sembolik gucun nasil isledigini gosteren orneklerdir.
takipci sayisi yuksek olan kisiler, medya kurumlari veya siyasi aktorler her biri toplumu hcbir seye zorlamadan sadece kullandiklari dil ile yarattiklari algiyla sembolik gucu daha etkili kullanir. bu durumda kapitalist sistemin dijital alanda kendini yeniden uretmesine yol acar.
bazi konusma bicimlerinin daha dogru daha saygin kabul edilmesi toplumsal hiyerarsilerin surdurulmesine katkida bulunur. iyi egitim almis , belirli kulturel cevrede yetismis daha "saygin" kabul edilen bir dil kullanabilen bireyler toplumda daha avantajli konumlara gelir. buna karsi farkli sosyal ve ekonomik durumlardan gelen bireyler ayni dilsel imkanlara sahip olmaz (dilsel pazar). bu baglamda egitim sistemi buyuk bir rol oynar. okullarda bize ogretilen mesru dil cogu zaman orta ve ust sinifin kulturunun dilidir.
sonuc olarak bu kitap, dilin yalnizca bir iletisim araci olmadigini; ayni zamanda ekonomik ve politik guc iliskilerinin ic ice gecmis bir alan oldugunu gosterir. bu nedenle dilin nasil kullanildigini ve hangi konusma bicimlerinin degerli kabul edilgini sorgulamak, toplumsal yapiya elestirel bir gozle degerlendirirken oldukca isimize yarar.