Puan vermedi·416 syf.··
2026 30. kitabı
Bir Kadının Direnişi: Köygöçüren Serisine Veda ​Hasret’in hikayesi, dere kenarındaki sessiz bir kulübede filizlenip bir düğün gecesinde rotasını bambaşka bir yöne kırdı. O gece, Hamza’nın gözleri değmişti bir kere genç kadına... Hamza aradı, sordu, iz sürdü ve nihayetinde buldu. Ancak sadece bulmakla yetinmedi; kimsenin görmediği, kimsenin dönüp bakmadığı Hasret’i hayatının tam merkezine koydu. Onu herkese tanıttı, onurlandırdı. Hasret artık sadece bir kadın değil; "Hamza’nın Hasret’i" olmuştu. ​Ta ki o karanlık ana, baş düşman Murat’ın kurşunu sessizliği bozana kadar... ​Hamza vurulduğunda, Hasret’in sadece dünyası değil; aklı da yüreği de gitti. Koskoca eri, sığındığı dağı, beyi kollarından kayıp gitmişti. Hamza yoksa Hasret ne yapardı? İşte o an, yasın yerini intikam ateşi aldı. Hasret, bu köyü dize getirmeye, o meydanı onlara dar etmeye yemin etti. ​"Bir köyde söz, rüzgârdan hızlı yayılır; fısıltılar fırtınaya dönüşür." ​Öyle de oldu. Köy kahvelerinde, kapı önlerinde hep aynı nakarat: "Murat, Hamza’yı devirdi; Hasret dul kaldı, hükmü bitti..." Bilmedikleri bir şey vardı; Hasret teslim olmaya gelmemişti. O, tozu dumana katmaya, haddini aşanlara haddini bildirmeye kararlıydı. Arkasından taş atıp "Köygöçüren" diye fısıldasalar da o, Hamza’nın sevdiği kadındı; eğilmeyecekti. ​Hasret’in "Bir kadın başına ne yapabilir?" diyenlere inat, dimdik duruşuyla verdiği bu büyük savaşa tanıklık etmek sarsıcıydı. Şeyma Türkyılmaz’ın kalemi öyle mahir ki; okurken kendinizi o köy meydanında, dedikodu yapan kalabalığın tam ortasında, o ağır ve kasvetli havayı solurken buluyorsunuz. ​Bu güçlü seriye veda etmek her ne kadar hüzünlü olsa da, yazarın yeni kurgularıyla yeniden buluşmayı iple çekiyorum. Siz de bu mağrur ve sert köy hikâyesine ortak olmaya, Hasret’in feryadını duymaya hazır mısınız?
Köygöçüren IIŞeyma Türkyılmaz · Ephesus Yayınları · 202695 okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.