Gönderi

10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 09:35
Çok iyi, önceliğin sevgi ve saygı olduğu bir ailenin çocuğunun karanlık işlere bulaşması ve hırsıyla bir canavarı yaratması konusunu ele alıyor. Frankenstein, küçüklüğünden beri bilime ilgi duyan ancak bu ilginin biraz bilimin karanlık yüzüne doğru eğilim gösterdiği bir çocuk. Çocukluğundan başlayan ve yaşlılığına kadar yol alan hem çok başarılı hem de başarının içinde başarısızlığı hapseden işler yapıyor. Ölümden yaşam yaratmak en büyük gayesi. Ölmüş insanların cesetlerini büyük bir merakla inceliyor ve onların parçalarını yeni bir insan yaratımında kullanıyor. Sırrını çözdüğü yaşam ise onun için büyük bir hırsa evriliyor ve bu süre borunca ailesinden uzakta sadece kendini insan yaratımına adıyor. Bedenin tüm parçalarını tamamladıktan sonra sırrını çözdüğü yaşamı yarattığı insana veriyor. Ancak hesap etmediği bir şey var: o da yarattığı insanın bakımını üstlenmek. Derisi, gözleri, elleri, boyu, insandan ziyade bir yaratığa benzediği için kendi yarattığı varlıktan korkuyor ve ondan uzun yıllar boyunca kaçıyor. Öyle ki daha hayatın ne olduğunu bile bilmeyen, konuşamayan yaratık ise sadece yaratıcısının sevgisine muhtaç. Sevgisizlik kötülüğü doğurur. Bu gerçekten kiyap boyunca işlenen en önemli mesajlardan biri. Yapayalnız ve ne uapacağı konusunda bir fikri olmayan yaratık bir süre boyunca saklanmak zorunda kalıyor. Çünkü sebebini bilmediği bir şekilde onu görenler ya korkup kaçıyor ya da ellerindeki silahla onu öldürmeye çalışıyorlar. Bu süre boyunca sevgiden ve ilgiden ayrı kalan yaratık sadece dünyayı gözlemlemeye başlıyor. Bir ailenin içindeki sıcak sevgi ve bağlılığı gördükçe içindeki kabul edilmeme korkusu onu baştan aşağı sarsıyor. Kendini açığa çıkardığında ise aldığı tepki yine fatklı olmayınca tüm umutları onu öfkeye sürüklüyor. Kendi isteğiyle gelmediği sadece yaratıcısının bir hırsından kaynaklanan bu yaşam ona ne sevgi ne de umut sunuyor çünkü. Yaşamak için doğmuş olmasına rağmen, insanlar ona sadece ölüm ve nefret vadediyorlar. Kitap boyunca yaratığa o kadar çok üzüldüm ki anlatamam. Tüm o hüsranı, çaresizliği itinayla yazılmış, tamamen bütünleşiyorsun karakterle. Victor'dan nefret ettim. Yarattığını terk etmek de ne demek? Dünyada çözülmesi gereken muhtemel sorunlardan biri sevgi. Sevgisizliğin olmadığı bir toplum yok olmaya mahkumdur. Bireylerin anne babasından yahut inanıyorlarsa bir tanrıdan görmedikleri sevgi, yaşam işleyişinden bihaber bir şekilde içlerinde duydukları sevgi muhtaçlığı elbette öfkeye evrilecektir. İsteyerek gelmediğimiz bu dünyada yaşamak için hayata tutunmak için en ihtiyacımız olan şeylerden biri sevgi ve kabul görmekken belki de birçoğumuz anlam veremeyerek nefret edildiğini, kabul görmediğini hissediyor. Sevginin şartlandırıldığı hatta radikalleştirildiği dünya şu an olduğu gibi savaşta kavgada bulunuyor. Çünkü bireylerin şahsi sorunları çözülmedikçe toplum sağlıklı olamaz. Toplum sağlıklı olmazsa nefret kaçınılmazdır. Koşulsuz sevgi hep toz pembe, ütopik olarak gösterildi bize. Affetmenin enayilik olduğu bir dünyada elbette kimse birbirini dinlemeyecektir. Empati duygusu yok olacaktır. Victor bir hata yaptı ve yarattığını terk etti. Ancak empati duygusu olsaydı ve onu affetseydi daha kötü şeyler olmayacaktı. Kitap gerçekten harikaydı. Herkes okumalı.
1000Kitap
FrankensteinMary Shelley · İthaki Yayınları · 202121,7bin okunma
·
29 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.