Gönderi

Puan vermedi·118 syf.··
2026 32. kitabı
URAS H.TOPRAK-DAĞ VE DENiZ şiirler, büyük "olaylar" anlatmaktan çok, insanın içinde büyüyen küçük ama inatçı duyguların izini sürüyor: gitmeler, kalmalar, beklemek, unutamamak, "keşke" ile barışmaya çalışmak, bir yandan da kendini toparlayıp yeniden başlamak. Sayfalarda sık sık aynı duygunun farklı kılıklara bürünerek geri gelmesi boșuna değil; kitap, okurun zihnindeki döngüyü taklit ediyor. Birini düşünmemeyi seçersin ama hatırlarsın; güçlüyüm dersin ama yorulursun; vazgeçtim dersin ama "ya bir gün?' ihtimali bir yerden sızar. Bu yüzden kitap, tek bir cizgide ilerleyen bir hikâyeden çok kalbin iniş çıkış haritası gibi duruyor. Şiirlerin temel damarı, adından da anlaşılacağı gibi, iki zıt kutbun geriliminden besleniyor: dağ ve deniz. Dağ; mesafe, dik duruş, gurur, bazen kibir, bazen de "kendin koruma"nIn sertleşmiş hâli. Deniz ise; akış, özlem, tasma, kırıp dökme pahasına da olsa bir şeye varma isteği. "Dağ ve deniz' şiirinde "ben ve sen"in "varlığımdan habersiz iki sevgili" oluşu, kitabın genel tonunu çok iyi özetliyor: Sevgi var ama temas yok; yakınlık isteniyor ama araya mesafe giriyor. Dahası, bu mesafe sadece fiziksel değil; bir "duygusal mesafe". Anlatıcı hem hayran, hem kırgın; hem özlüyor, hem de kendini geri çekiyor. Bu ikili hâl, kitap boyunca sürekli yeniden kuruluyor Kitap okura en çok yalnızlığın çeșitlerini hissettiriyor. "Gidişteki soğukluk, "Sefer"deki tekrar eden bekleyiş "Huzur"da hatırlamanın insanı bir anda yakalaması.... Yalnızlık burada "kimse yok" basitliğinde değil; daha çok "birisi vardı ama șimdi yok" ağırlığında. Okurken insanın içi bazen sakinleşiyor (çünkü duygular tanıdık), bazen de huzursuz oluyor (çünkü siirler kaçışı değil yüzleşmeyi seçiyor). Özellikle "keșke" temasI çok belirgin: Keşkesiz yaşama sözü veren anlatıcı bile bir noktada "keşke"nin kendisini tamamen bırakmadığını itiraf eder gibi. Bu, kitabın samimi tarafı: Büyük laflardan çok, insanın kendine bile tam açıklayamadığı o küçük çatışmaları yakalıyor. Yazarın dili ve üslubu genel olarak sade, doğrudan ve konusur gibi. Siirler "qösterisli" bir söz sanatları varısına girmiyor; çoğu zaman kısa cümlelerle, net duygularla ilerliyor. Bunun avantajı, okurun metne hizlı qirmesi: lk okumada bile siirin derdini vakalavabilivorsun Dezavantajı ise su: Bu sadelik bazen bazı siirleri birbirine vaklastırıyor; temalar aynı eksende döndüğü için, okur "ben bunu az önce de hissettim' duygusuna kapılabilir. Yine de yazar bunu bilinçli bir yöntem gibi kullanıvor: tekrarlar (özellikle "sefer", "gitmek", "duvar", "keske" gibi kelimelerin etrafında) kitabın ritmini kuruyor ve duygunun takıntıln tarafın görünür kılıyor. Üsluptq dikkat çeken bir başka nokta gündelik ifadeyle şiirselliği karıştırma cesareti. "Duvar" siirindeki sertlik ve sınır koyma hâli; "Huzur"da aniden yükselen öfke/rahatsızlık kırıntısı; "Sandım ki" gibi șiirlerdeki "ben böyle sanmıştım" itiraf... Bunlar, anlatıcının kusursuz bir "şiir sesi" olmaktansa, insan kalmayı seçtiğin düşündürüyor. Ayrıca arada tarihî kültürel göndermeler (Hürrem-Kanuni gibi) ve Mevlânâ'ya uzanan çağrışımlar var; bunlar kitabın duygusunu bir anda kişisel odadan çıkarıp daha geniş bir hafızaya bağlıyor. Ancak bu göndermeler yoğun bir "edebi oyun' kurmuyor; daha çok okurun bildiği simgeler üzerinder duyguyu hızlandıran kısa dokunuşlar gibi."'insan bir sevleri kaybedebilir, bekleyebilir, yanılabilir; ama yine de kendini toparlamayı öğrenir. Yine de iz kalır.' Yani temel mesaj, romantik bir "mutlu son"dan çok, duygunun ardından kendini yeniden kurma meselesine yakın "Dağ" olmak bazen kibir değil, hayatta kalma refleksi: "deniz" olmak bazen romantizm değil, taşan bir acı. Yazar bu ikisini romantikleştirmekten ziyade, yan yana getirip okurun içine bırakıyor Objektif bir değerlendirme olarak şunu da ekleyeyim: Bu kitap, dili sade olduğu için geniş okura hitap eder; duvgusu doğrudan gelir. Ama daha "katmanIı imge", daha sürprizli anlam oyunları arayan bir okur, bazı şiirleri fazla düz bulabilir. Buna karşılık, "benim yaşadığım şeyin kelimesi bu" hissini aravan okur icin güçlü bir karşılık üretir. Çünkü şiirler, okuru etkileyen o en basit ama en zor yere basıyor.
Dağ ve DenizUras H. Toprak · Elpis Yayınları · 20259 okunma
·
112 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.