Puan vermedi·264 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Mart 2026 09:55 Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali
Merhabalar
“Sabahattin Ali'nin bu ilk romanı, 1937'de yayımlandığında Türk edebiyatında bir kırılma noktası oldu. O güne kadar yazılan romanların büyük çoğunluğu Batılılaşma sorununu işlerken, Kuyucaklı Yusuf ilk kez Anadolu insanının dramına, ezilen halkın sesine kulak verdi.”
Küçük Yusuf'un eşkıyalar tarafından annesi ve babasının hayattan koparılmasıyla başlayan acı ve hüzün dolu hikayesi ile başlıyor kitabımız. Yusuf tek başına kaldığı için dönemin kaymakamı tarafından evlatlık alınıyor ve yeni bir hayata yeniden başlıyor çünkü hayata tutunmak istiyor Yusuf. Kaymakamın kızıyla kardeşçe büyüyen Yusuf daha sonra bu kardeşlik acılı bir aşka dönüşüyor. Yusuf'u sadece bir aşık olarak okumak tam olmaz çünkü o, aslında sistemin içinde yok olmaya çalışan, ama başını eğmek istemeyen bir karakterdir. Bir yandan devam eden güç ve bürokrasi durumu öte yandan hor görülen ve ezilen halk Slabahattin Ali bu çatışmayı kitapta dönemin var olan durumunu ustalıkla anlatmış. Gücün ve paranın olduğu yerde herkes her şeyi yapmakla kendini mükellef sanıyor kitapta bu incellikle işlenmiş Şakir gibi karakterlerin gücü arkasına alıp herkesi ezici bir baskıyla susturmaya çalışan ve hükmü altına alan bir sistemin anlatıldığı eser. Kuyucaklı Yusuf bu düzene karşı direniyor mücadele ediyor çünkü ezilmeyi istemiyor acıyla başladı hayata bu yüzden yenilmek istemiyor bu sisteme. Okuduğunuz zaman kitapta bunları göreceksiniz. Kitabın sonuna doğru Yusuf'un yaşadığı mücadele beni derinden etkiledi insan nasıl oluyorda bu kadar her şeye rağmen hayatta kalıp yine acıyla baş başa kalmayı. Yusuf benim için asla bir kurgu karakteri olmayacak. Mücadelenin ve hayata tutunmanın karakteri olacak. Spoiler vermek istemiyorum ama tekrar okunması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum. Ölümle başladı, ölümle bitti...
Sabahattin Ali bu kitabı Aydın cezaevinde tanıştığı gerçek bir Yusuf'tan ilham alarak yazdı. Belki de bu yüzden her şey bu kadar gerçek hissettiriyor; kurgu değil, Anadolu'nun ta kendisi.
Herkese keyifli okumalar diliyorum...