"Kitap okumanın güçleştiği anlarda, şu an asıl neyle ilgilenmek istediğimizi kendimize sormamız gerekiyor. İçgüdülerimiz dikkatimizi neye vermek istediğini bize gösterir. Son zamanlarda pek çok insan işini bırakmak istiyor ve istifa etmiş kişilerin yazdığı birçok kitap var. O halde o kitapları okumanız yeterli olacaktır. Başka bir ülkeye mi yerleşmek istiyorsunuz? O halde yurtdışında yaşamaya dair kitaplar okuyun. Kendinize saygınızı mı yitirdiniz? En yakın dostunuzla ilişkiniz mi koptu? Depresyonda mısınız? Bunlarla ilgili kitapları okuyun" diye önerdi Areum. "Tabii uzun zaman elimize bir kitap almamışken tekrar okumaya çalışınca odaklanamamak gibi bir gerçek de var. Devamlı başka şeylere yöneliyoruz, ben öyle anlarda telefonumdan zamanlayıcıyı ayarlayıp okumaya başlıyorum. Genellikle yirmi dakika kuruyorum. Zamanlayıcı çalana dek, ne olursa olsun kitaba odaklanmayı düşünsek yeter. Sınırlandırmalar bizleri gergin tutar ve gerginlik odaklanmamızı sağlar. Peki ya yirmi dakika sonlanınca? Seçim yaparsınız. Bugün yirmi dakika okumuş olmanızın yeterli olduğunu düşünüyorsanız, kitabı bir kenara koyup başka bir işle uğraşabilirsiniz. Biraz daha okumak isterseniz zamanlayıcıyı tekrar kurarsınız. Üç defa yeniden kursanız bir saat eder. Günde üç defa zamanlayıcı kurmaya özen gösterirsek günde bir saat kitap okuma fırsatı yaratabiliriz."