Herkese Merhaba
Bugün sizlere Fervari kaleminden Ela kitabının yorumu ile geldim
Mart ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 145 sayfalık bir kitap
•Hocamızın ilk eseri olmasına rağmen, anlatımı o kadar katmanlı ki; tek bir bakış açısıyla değil, Firdevs, Ela ve o gizemli gözlüklü kızın anlatımlarıyla ilerliyor. Bu da hikâyeyi sanki bir yapbozun parçalarını birleştiriyormuşsunuz gibi hissettiriyor.
Peki, nedir Ela'nın hikâyesi?
•Hikâye, on yıl önce bir aileyi darmadağın eden o trajik ev yangınıyla başlıyor. Firdevs için o gece sadece bir yangın değil, kahramanım dediği babasının vedası ve çocukluğunun bitişi... Annesi Ela ise o gecenin izini hem yüzündeki yanıkla hem de on yıllık devasa bir sessizlikle taşıyor.
•Ama her şey tozlu raflardan çıkan bir günlüğün Firdevs’in eline geçmesiyle değişiyor. Günlüğü ona ulaştıran o zayıf, yuvarlak gözlüklü kız kim? Yangın gerçekten bir kaza mıydı yoksa birilerinin sakladığı yakıcı bir gerçek mi var?
Firdevs: On yıldır Eğer o gece orada olsaydım babamı kurtarırdım diyen, vicdan azabıyla kavrulan o genç kız.
Ela: Yüzünde yangının izini, ruhunda ise dünyadan sakladığı devasa bir sessizliği taşıyan anne.
Gözlüklü Kız: İşte burası çok gizemli! Adeta bir hayalet gibi, silinmiş bir geçmişle aramızda dolaşan, Firdevs’in eline o hayat değiştiren günlüğü tutuşturan kişi.
•Tozlu raflardan çıkan o günlük, her şeyi ama her şeyi altüst ediyor. Firdevs annesinin sessizliğinin ve o yanık izinin ardındaki korkunç sırlarla yüzleşirken, siz de sayfaları nasıl çevirdiğinizi anlamıyorsunuz. Yangın gerçekten bir kaza mıydı yoksa birilerinin iyiliğinin bedeli miydi?
Eğer siz de geçmişin gölgeleriyle hesaplaşan, ucu hafiften polisiyeye ve gizeme uzanan, bolca insan psikolojisi kokan hikâyeleri seviyorsanız Ela'ya mutlaka şans verin derim.
Sizce zaman gerçekten her yarayı iyileştirir mi, yoksa sadece üstünü örtmeyi mi öğretir?
Yazarımızın kalemine sağlık
Kitap ile ilgili düşüncelerinizi yorum bırakabilirsiniz
Okumayı ihmal etmeyin
im t u b i s ʚĭɞ