Ömer Seyirhan; azminden, kararlılığından, yeşil parkasından, boyundan posundan, yeşil gözlerinden yakışıklılığından istiyorum arkadaşlar
Konu ne ara buraya geldi ya biz karakterden gidiyorduk.
Yemin ediyorum bayıldım! Ben #loresima kalemiyle bu kitap sayesinde tanıştım. Ve kendime sövüyorum. Elinde #gökçen serisi var, okumak için neyi bekliyorsun?! Gerçekten kitap bitti kendi aklıma yanmaya başladım ben
Yalnız #tozlupembe nin konusuna gelmeden önce ben buradaki o arkadaş grubuna bulaşmak istiyorum önce.
Şemo, yani Şeyma yani grubun annesi eli maşalısı çok sevdim seni. Özellikle araba sahnelerinde miden tutup uyuklayıp sonra birden olaylara dahil olman.
Peki ya Melike, bu grubun tam anlamıyla yaramaz haylaz çocuğu. Onun olduğu yerlerde eğlence gırla ama dikkat edin birden karakolluk olabilirsiniz.
Ve gelelim Ayperi'ye...
O grubun en ağırı ve en yaralısı... Çocukluğunu yaşayamayıp gençliği de yananı...
Ayperi, henüz sekiz yaşındayken annesinin aniden rahatsızlanmasıyla babası annesini hastaneye kaldırır. Bu sürede de Ayperi ve abisi amcasının yanında kalır. Amcası her ne kadar kol kanat gerse de anne ve babanın çatısı altında gibi olmaz hiç bir şey(ses tonumdan bile anlar annemde babamda telefonda konuşurken bir sıkıntı olduğunu. Bunu neden dediğimi anlayacaksınız). Anne ve babaları hastanedeyken bayram için Ayperi'nin istediği elbiseyi alıp yollamışlar küçük Ayperi'ye. Tabi o da cıvıl cıvıl haliyle giyinmiş kuşanmış. Camdan da pembe pamuk şekerlerini görünce de almak istemiş. Pembeye ayrı bir sevdasıda var. Bu zamana kadar pembe pamuk şeker yememiş olması da eklenince koşturmuş pamuk şeker almak için.
Gerçekten okurken o kadar sinir oldum ki, bir de bunların gerçekte yaşanıyor olması da eklenince yok kaldırmıyor insan. Çocuklara dokunan eli geçin değen gözlerin kör olması lazım. O gün Ayperi, pamuk şeker satan o pislik yüzünden yaşadıklarından sonra ışığını ve cıvıltısını kaybetti. Yukarı da demiştim ya annemler sesimden anlardı her şeyi diye. İşte başında olmayınca anne baba kapattı kendisini. O zaman söyleseydi. Bu yaşında hala panik ataklar yaşamazdı.
Ayperi, bütün her şeyin üstünü içinde kapatarak... Öğretmen olarak çocuklara yardım edip onları görmezden gelmemeye çalışır. Okuldan çıkıp eve gittiği bir günde otobüste bir soysuzun taciz etmesiyle de sinir krizi geçirir. Sakinleşmek için gittiği parkta da onu gören ve yanına gelen adamın ısrarı ve zoruyla da yaşadıklarını anlatır. Bir de dönüp adamı, beni görürsen bir yerde tanımamazlıktan gel diye tembihlemesi
Yemin ediyorum evrenin öyle bir çekiciliği var ki, olmasın dediğimiz şey gelip buluyor bizi.
Bizim çılgın üçlünün ele başı Melike sayesinde bizim kızların yolu karakola düşüyor. Tam bitti gidelim dedikleri anda da Ayperi'nin karşısına Ömer Seyirhan yani parktaki her şeyini anlattığı adam çıkıyor. Ve tam olarak onu tanıyor gibi bakıyor.
Cidden buradan sonrası çok iyi. Özellikle Ömer 'in Ayperi'nin okuluna gidip Sıddık' ın velisiyim demesi.
Bizim kızların bir yerden sonra Ömer'i doğru adam mı diye takip etmeye giderken kendilerini; Bülent Ersoy, Safiye Soyman ve Banu Alkan gibi görmeleri
Tabi bu tamamen Melike'nin düşüncesi
Bir de bizim kızın Ömer'in kafasını yarmak istese de koluyla kurtulan Ömer'in kavanoz sahnesi var ki, bir an ben bile panik yaptım gerçekten bir şey oldu zannettim.
Arkadaşlar benim acilen susmam sizinde bu kitabı okumanız gereken konular var. Bakın o kadar söylüyorum benim dediğimi yapın ama yaptığımı yapmayın. Nasıl okumadım ben hala o seriyi.
@lorressima balımmm canımm ikinci kitabı ne zaman fırlatırsın bize.