~"Sevme"nin Sanatı efendim~
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 23:00
Kitabı ikinci kez de okuyacak gibiyim mutlaka. Çünkü bu sefer kendi seçimimle değil de verilen bir ödev sonucu okudum ve sankii üzerimde baskı var gibi hissederek. Sonra biraz da yavaş ilerledi böyle olunca, o istediğim okurken gelen akışın heyecanıyla okuyamadım gibi gibi pek. İkinci okuyuşum daha sakin rahat sürükleyici olacaktır umuyorum. Ama şimdi tabii gelelim benim kitaptan kendimce oluşturduğum baskı sonucu ile de olsa edindiğim :) küçük inceleme çerçevesine... Sevmek dile kolay, yaşamaya zor bir sanatmış. Bu sanat bizi biz yapan, insanı insan yapan özdeki o insanlığımızı ve yaratılıştaki ayrıcalığımızı yaşayarak öğreten sonsuz bir arayış gibiymiş. Aslında bu arayışın kökleri, yazarın kendi hayat hikayesine kadar uzanıyor. Erich Fromm’un tek çocuk olması ve özellikle annesinin onun üzerindeki o aşırı korumacı, sarmalayıcı sevgisi, onda "sevgi" kavramına dair derin bir merak uyandırmış. Bu boğucu ilgi, sevgiyi sadece bir "bağımlılık" veya "korunma" hali olmaktan çıkarıp, insanın kendi benliğini koruyarak nasıl özgürleşebileceği sorusunu sordurmuştur. Sevmek denilince akıllara ilk olarak genellikle bir kişiye karşı beslenen bir duygu gelse de aksine sevginin tüm yaşama ve dünyaya karşı oluşan bir duygu durumu olduğu anlatılır. Sevgi, insanın sorgularıyla, arayışlarıyla, saklayışlarıyla, deneyimleriyle, yaşayışlarıyla... hatalarıyla, ön yargılarıyla bazen, bazen kendisine miras bırakılanlarla şekilleniyor olmalı. Ama bir de o hayaller yok mu hayaller,sonra sevgilerin sonucu oluşan hayal kırıkları...Sonra bir anlam, bir duygu, bir arayış, bir buluş ve bazen de bir kayboluştur sevgi. İnsanlar, doğası gereği mi yoksa öğrendikleriyle mi bilmem, giderek çıkarcı varlıklara dönüştüler. Bu menfaat bencilliği, tüketmeyi ve almak-vermek dengesini bozarak, sevgi kadar naif bir hissi bile bir "pazar maddesine" dönüştürmeyi başarmıştır. İnsanlar artık sevgiyi, emek verilmesi gereken ve Fromm'un ifadesiyle bir yetenek olarak değil, şans eseri "bulunması gereken" bir nesne olarak görüyorlar. Bu durum, sevginin iyileştirici gücü yerine sadece haz verici ve ego yükselten geçici hisler vermesine sebep oluyor. Tam bu hislerin çıkmaza girdiği noktada Fromm, sevmeye dair o meşhur arayışına çıkar. Sevmek nedir, hangi alanlara ayrılır, nasıl sevilir ve nasıl sevilmez?.. gibi zihni kurcalayan sorulara cevap veren Sevme Sanatı'nı kaleme almış. Ona göre gerçek sevgi; ilgi, sorumluluk, saygı ve bilgi temelleri üzerine kurulur. Ve en önemlisi de Fromm demiş ki; biz bu sanatın teorisini anlatsak da bu sadece bir rehberdir. Bilhassa yazar kendi bilgileri ve deneyimleri ekseninde hayatı ele alıp bizlere bir ayna tutmuştur. Çünkü günün sonunda sevmek, her insanın ancak kendi içinde deneyimleyerek ve bizzat yaşayarak öğrenebileceği, sonu olmayan bir yolculuktur... Eser sevmeyi öğrenmeyi öğretiyordu bana göre. Ve ve son bir soru ile "Sevgi, bir gün varılacak o huzurlu liman mıdır; yoksa fırtınalara rağmen vazgeçemediğimiz, her adımda yeniden doğduğumuz o uçsuz bucaksız yol mu?"
Duygu ve Düşünce
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,9bin okunma
·
243 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Duygular kelimelerden daha gerçek. Bu yüzden bir kor ile elimiz, bir kör ile yüreğimiz , biberle de ağzımız yansa aynı yanmak sözcüğü ile ifade ediyoruz. Sevmek; söz, mimik ve jestlerle hoşlanma, beğenme ve faydalanma esaslı duygularla aynı tepkisel alanda hüküm sürüyor hayatımızda. Onu tüm diğer beğenilerden ayırmak gerek. Sevmek; geçmişe vefa, âna hoşgörü ve geleceğe ortak hayaller ile bakabilmektir.
Ebrar Yalçın
Gönderi Sahibi
Hislerin aynı sözle ifade ediliyor olması fakat hissedilenlerin tercümesinin daha farklı bazen olur ya "hissediyorum ama nasıl anlatabilirim..." gibi ifadeyle olması şeklinde ayrımına değinerek açıklamanız çok güzel oldu. Sonunda sevmeye dair yaptığınız tanım da çok anlamlı. Sevgi herkesin hayatında farklı bir anlam buluyor genel maliyetiyle hepimizde aynı tanımlar yer alıyor olsa da. Sizin de kendi ifadeleriniz ile açıkladığınız sevgi yorumunuza teşekkür ederim.