Dün gece uzun süredir ağlamadığım bir şekilde ağladım. Ağlaya ağlaya yaşlandım. Yaşlanışımı aynada seyrettim. Çizgilerin gözlerimin çevresine güneş ışınları gibi kakılmasını izledim; pencere kenarındaki çiçeklerin hızlandırılmış bir biçimde açışını izlemek gibiydi. Gözyaşları, yaşlanmaya sebep olmanın ötesinde, gözümün dokusunu değiştirip yanaklarımı kaplayan deriyi macun gibi yaptı. Bir çöküş yaşadığımın ayarına vardım ama nasıl durduracağımı bilemedim.