Kars'tayken öğrencilerimden sıklıkla dinlediğim Yuan Huan'ın Kulübesi'ni nihayet ben de okudum. Öğrencilerimin niye bu kadar sevdiğini de böylelikle anlamış oldum.
Yaz tatili bitmiş, okullar açılmıştır. İlhami, Caner ve Zümrüt için okulun ilk haftası geçmek bilmemektedir. Üstelik Türkçe Öğretmenleri de değişmiştir ve yeni gelen öğretmen her hafta bir kitap okuyup değerlendirmelerini istemektedir. Kitap okumayı sevmeyen İlhami kara kara düşünmektedir. Tüm bunların yanında görmeyi çok istediği sirk de iptal olunca hayalleri suya düşmüş, dünya başına yıkılmıştır. Her şey kötü giderken bir kırmızı kulübe tüm hayatını değiştirir. Sirk alanına bırakılan o kırmızı kulübe oldukça dikkatini çeker, bu bir telefon kulübesidir. Telefonu kulağına götürür ve bir ses ona " Dinle..." der. Kulaklarına inanmayan ilhami hayal gördüğünü sanır ama her şey gerçektir. İlhami her gün o kırmızı kulübede hikayeler dinler, artık Türkçe dersinde anlatacağı birçok hikayesi vardır. Başlangıçta ödev yükünden kurtulma mutluluğuyla dinlediği hikayeler, zamanla onun dünyasını bambaşka bir dünyaya çevirir. Hikayelerle her yere gidebileceğini, zamanın hikayelerle genişleyebileceğini, hikayelerle değişebileceğini öğrenir.
Üstü Çizilmiş Çocuklar, Tünel Kazan Çocuklar, Gececiler, Ara Kat ve son olarak Hikayecinin Hikayesi'ni dinler.
Zamanla bu seslerim bant kaydı olmadığını anlar. Peki bu telefondaki ses bir bant kaydı değilse nedir? Cevabı kitabımızda.
İlhami'nin dinlediği her bir hikaye kendi içinde o kadar anlamlı ve etkileyiciydi ki yazarın kalemine hayran kalmamak elde değil.Özellikle "Gececiler" hikayesi beni çok etkiledi.
5. ve 6. sınıf öğrencileri başta olmak üzere birçok çocuğun kalbine dokunacak bu kitabı #cnnhocaöneriyor
Bazı insanlar, kitap okurken hikayedeki karakterlerin odada dolaşmaya başladığını hisseder. Yani her şey üç boyutlu film gibi izlenebilir hâle gelir.
Bu çocuklar, gececiler... Her gece gelirler. Sen bazen okuldan kurtulmak istiyorsun ya, işte onlar tam tersine istediler. Okul onların kurtuluşu olacaktı ama bunu yapamadılar. Şu anda kim bilir neredeler, içlerindeki okuma hevesini buraya bırakıp gittiler.