·347 syf.····Okunma: 14 Mart 2026 14:50 “Hayatımda mutlu günlerim olmuştu elbette, ama mesele sadece mutluluk değildi.Önemli olan yaşadığını, hayatın bir anlamı, bir değeri olduğunu hissetmekti.”
Mutluluk romanı, yalnızca bir hikâye anlatmıyor; doğu ile batı, suç ile vicdan, acı ile umut arasındaki o keskin sınırları da cesurca sorguluyor.
Romanın merkezinde küçük bir köyde büyüyen Meryem var. Yaşadığı ağır bir olay, onun hayatını tamamen değiştiriyor ve kendisini hiç bilmediği bir yolculuğun içinde buluyor. Bu yolculuk yalnızca coğrafi değil; aynı zamanda vicdani, zihinsel ve duygusal bir dönüşümün de hikâyesi.
Yolda ona eşlik eden Cemal ve hayatından kaçıp kendini sorgulayan Profesör İrfan ile yolları kesişiyor. Üç farklı insanın kesişen hayatları, gelenekler, toplum baskısı, özgürlük ve değişim gibi derin konuları ele alıyor.
Okurken bazen çok üzüldüm, bazen öfkelendim, bazen de umutlandım. Özellikle Meryem’in hikâyesi insanın içine dokunuyor.