Bazen hayatın bize vermedikleri, verdiklerinden çok daha değerlidir. Kötü olacağına eksik olsun..
Bazı hikâyeler yalnızca anlatılmaz; kuşaklar boyunca taşınır.Bazı hikâyeler vardır; bir kapı aralanır ve yıllardır saklanan hayatlar birer birer gün yüzüne çıkar. Önden Üç Bilet, tam da böyle bir kapının ardında bekleyen sessizlikleri anlatıyor. Aile içinde yaşanan acıların, sırların nesiller boyunca insanların hayatına nasıl yansıdığını, etkilediğini çarpıcı şekilde anlatıyor. Kitabı okurken nedense Şermin Yaşar kitapları geldi aklıma. Ki Şermin Yaşar kitaplarını çok severim. Bu kitabı okurken üzülsem de severek okudum.
Üç kuşak kadın..
Afet, Nur,Nurperi..
Birbirlerinin hayatında olmalarına rağmen birbirlerine teğet geçen,suskunluklarıyla,sırlarıyla bir hastane odasında yüzleşiyor. Ünlü bir şarkıcı Afet hanım,talihsiz bir şekilde rahatsızlanınca apar topar hastaneye kaldırılır. Kızı Nur ve torunu Nurperi tedavi sürecinde hep yanındadır. Günler geçtikçe, ilaçların etkisi ve hastalıkları Afet hanımda bir şeyleri değiştirir. Dilinden dökülenleri dinlerken Nur ve Nurperi için gerçekler ortaya çıkmaya başlar. Nurperinin gözünden ilerleyen olaylar dizisinde her karakter, taşıdığı kırgınlıkların ağırlığını farklı şekilde yansıtsa da acının dili ortak oluyor. Ve o acı gün geldiğinde ,gerçekler ortaya çıktığında Nurperi için iki ihtimal vardır ya geçmişte kalacak, geçmişin yükünü taşıyacak ya da teğet geçip kendine yeni bir yol çizecektir.
Şöhretin gölgesinde büyük acılar yaşayan Afet,annesinin hayatında kendine yer bulamayan Nur ve kendi hayatında söz sahibi olmak için büyük mücadele vermesi gereken Nurperi iyi ki karşılaştık
Kitapların gününüzü aydınlattığı güzel bir gün dilerim Yolunuz güzel kitaplara çıksın