Nermin Yıldırım’ın kaleme aldığı Unutma Dersleri, hafızanın ağırlığı ile insanın yeniden var olma isteği arasında gidip gelen bir kadının içsel yolculuğunu anlatan derinlikli bir romandır. Eserin merkezinde, geçmişte yaşadığı acıların ve hatıraların yükünü taşıyan anlatıcının, hayatını yeniden kurabilmek için bir “unutma sürecine” yönelmesi yer alır. Bir gün, tesadüf gibi görünen bir karşılaşma sayesinde hatıraları bilinçli biçimde silmeyi öğreten sıra dışı bir kurumla tanışır ve böylece romanın asıl hikâyesi başlar. Bu süreçte anlatıcı, geçmişteki kırılma anlarını, kayıplarını, pişmanlıklarını ve kalbinde iz bırakmış insanları yeniden düşünmek zorunda kalır. Ancak unutmaya çalıştıkça hatıraların daha da belirginleştiğini fark eder; çünkü insan belleği yalnızca acıları değil, kim olduğunu da saklayan bir aynadır. Romanın olay örgüsü, anlatıcının bu unutma dersleri sırasında yaptığı içsel hesaplaşmalar, geçmişe uzanan anılar ve karşılaştığı karakterlerle yavaş yavaş şekillenir. Nermin Yıldırım’ın şiirselliğe yaklaşan güçlü anlatımı sayesinde eser, yalnızca bir kadının hikâyesi olmaktan çıkar; insanın hafızayla, acıyla ve kendini yeniden kurma çabasıyla kurduğu ilişkinin edebi bir yansımasına dönüşür. Böylece Unutma Dersleri, okuru hem geçmişin izleri üzerine düşündüren hem de unutmanın gerçekten mümkün olup olmadığını sorgulatan etkileyici ve duygu yüklü bir roman olarak hafızada yer eder.