Puan vermedi·678 syf.··Beğendi
· Kayıp Kiracı ; bu devasa (tam 678 sayfa!) kitabı sonunda bitirdim. Hikaye öyle bir yerden giriyor ki "bu kadar sayfa nasıl bitecek?" derken bir bakmışsınız sonundasınız.
İşte kitabın net röntgeni
"Soysuz bir acıyı, asil bir kadın sessizce çeker..." Bu cümle kitabın özeti.
Her şey, staj için İstanbul’a gelen Berna’nın, halasının evine yerleşmesiyle başlıyor. Berna, evi bir kadınla paylaşacağını sanırken kapıyı açtığında karşısında İrlandalı, gizemli ve karizmatik Felix’i buluyor!
Berna: Hindoloji öğrencisi, biraz ürkek ama ayakları yere basmaya çalışan o tanıdık bizden biri.
Felix: Gizemli, soğuk ama bir o kadar çekici İrlandalı kiracımız.Sadece bir "kiracı" değil; o evde kendi karanlığıyla yaşayan, geçmişinden kaçan gizemli bir adam.
Bedir: Bedir'in olaylara dahil oluşuyla beraber, masum bir ev arkadaşlığı hikayesi; yerini entrikaya, tehlikeye ve sarsıcı bir psikolojik gerilime bırakıyor.
"Aynı evde iki yabancı" klişesi gibi başlasa da olaylar hiç de öyle pembe dizi tadında ilerlemiyor. İşin içine sırlar, geçmişten gelen travmalar ve trajikomik çatışmalar giriyor.
Yazarlar felsefi sorgulamalarla (varoluş, kimlik, kaybolmuşluk) romantizmi harmanlamışki yer yer "valla doğru" diyerek altını çiziyorsunuz.
Kitap öyle bir final yapıyor ki; "Yaratıcı buna izin vermeyecek, yara veren her şeyi sök!" cümlesi kafanızda yankılanıyor.
Bazı karakterlerin dönüşümü sizi "yok artık, bu kadar da olmaz" dedirtip inandırıcılık sınırlarını zorlasa da, o acının ve sessizliğin ağırlığını iliklerinize kadar hissediyorsunuz.
Not düşeyim; Bazı sahnelerin dozu biraz yüksek (+18 kısımlar ve sert diyaloglar var, muhafazakar bir beklentiyle açanlar şaşırabilir), ama gerçekçilik katmış.