Puan vermedi·156 syf.··
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 17:18
#KitapYorum #KuyununKalbi #EmreErdoğan #DoaYayınları #Papatyakitaplığı Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Doa Yayınları'ndan çıkan, Emre Erdoğan'a ait, "KUYUNUN KALBİ" isimli romanı tanıtmaya çalışacağım. Her zaman olduğu gibi kitabın kapak resmiyle yorumuma başlangıç yapmak isterim. Zirâ; görünüş, vizyon okurlar için önemli ögelerden biri. Görsel, dikkat çeken, düşündüren, alım isteğine destek veren unsurlar kapsamında ise okur için yeşil ışık yandı demektir. Sonrasında içeriğe de göz kırpan bir yapı vücut bulup, harmanlanmışsa başarılı bir seçime doğru ilerlediğiniz söylenebilir. Elbette bu başlangıç, satışta büyük rol oynuyor. Arka kapak yazısıyla örtüşen resimler de verilen emeği boşa çıkarmıyor sanırım. Bu tıpkı lezzetli bir yemeği şef tabağıyla sunmak kadar önemli. Farkındalık ve istek ise doğal sonucun semeresi. Bu romanda olduğu gibi. Kapak şahane. Ama bu demek değildir ki, her zaman ambalaj içeriğin aynasına denk düşer diye. Bazen, hayâl ettiğimiz gibi sonuçlar alınamayabiliyor da. Bahsim sadece genel çerçevenin sınırları dahilinde. Belkide arada Kairos ve Kronos gibi Yunan tanrılarının suflelerine yazar ve yazar adaylarımız kulak vermeli diye de düşünmüyor değilim. Yani"Fırsat", "doğru an", "nitelikli zaman" ve "hasat" vakti vurgularını temsil eden mitleri dinlemeli. Bir şeyin gerçekleşmesi için en uygun, kritik ve kaçırılmaması gereken adımları örnek alarak ilerlemeli. Acele etmeden, donanımlı okurla buluşmak elzem. Burada, kapakta bir kuyu, bir kalp, kısa bir cümle var. Gizemli minimalist teknik kullanılarak, büyük bir sırrın varlığına işaret etmiş. Amacı aşk temasını vurgulayarak okuyucuyu hikâyenin içine çekmek. “Kuyunun kalbi” ifadesi doğrudan bir tasavvuf terimi olmasa da sembolik olarak insanın en derin duygularını, saklanan gizemleri, gerçek aşkı, vicdanın en saf halini anlatmaya çalışmış. Şimdi konu penceresi'nden mevzuyu özetleyelim: Kahramanımız Cansın. İstanbul'da çaresiz, bilinçsiz, boş bakışlarla, sefil, bakımsız, saç sakal karışmış bir halde nereye gideceğini bilmeden yürürken bir kap_kaç olayı hamlesine tanık olur. Bir kadın (ses sanatçısı İkbâl'in) çantasının çalınmasına izin vermez. Merhamet timsali İkbâl ise bu iyiliğin karşılığı'nda Cansın'a kol kanat olmak için elinden geleni yapar. Evini açar, oda verir, çalıştığı gazinoda işe girmesini sağlar. Kısaca, paranın bile ne anlama geldiğini bilmeyen saf, sevgi dolu Cansın'a can olmaya çalışır. Allah'ın hikmeti âşık bile olurlar. Masal kitapları pembeliğinde hem de.🩷Sonrasında rakip gazinocu Ethem ve İkbâl'in çalıştığı gazino sahibi Toprak arasında güç savaşı başlar. İkbâl'i paylaşamazlar. Gerilim, korku, aksiyon, hız dolu dakikalar günleri doldurur. Karanlık, yalnızlık, çıkışsızlık, düşüş, korku, sevgi, umut, sıcaklık, acı, merhamet sarmalında Cansın sıkışır. Ardından Bir cinayet işlenir. Gerçekte katil kimdir? Suçu üstlenen Cansını kader ne yöne sürükler? İkbâl ve Cansın kavuşur mu? Geçmişini ve ailesini tanımayan Cansın hangi hastalığın pençesindedir? Hepsi ve daha fazlası içerikte. Kuyunun Kalbi, yalnızca bir olay örgüsünü değil yarım kalan bir sevdanın akibetini; aşk uğruna verilen zor kararları ve bunun bedelini anlatıyor. Bir suçun değil, bir fedakârlığın hikâyesi anlayacağınız. "Sevdiğime giden iki yol vardı; biri idam sehpası, diğeri müebbet hapis. Ben her iki yolda da sevdiğime yürüdüm."(s.136) Eksik yaşıyordum bu hayatta. Beni sen... Sen tamamladın. Aşk budur; ya sevdiği acı çekmesin diye kendi canını ateşe atar insan ya da sevdiği ile atlar. (s. 60)
Kuyunun KalbiEmre Erdoğan · DOA Yayınları · 20266 okunma
·
63 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.