Yahu, hayat bu kadar mı güzel öğrenilir? İnsan yıllarca yaşar da anlamaz bazı şeyleri; ama bir yazar çıkar, bir iki sayfada önüne koyar. Üstelik öyle büyük laflarla değil… Küçük ayrıntılarla. Bir sokak, bir ağaç, bir yüz ifadesi. Meğer hayat dediğin şey büyük hadiseler değilmiş de bu küçük parçaların toplamıymış. Sait Faik gördüğünü öyle bir gösteriyor ki, insan kendi hayatına da başka gözle bakmaya başlıyor.
Okurken sürekli bir koşu halindeyiz sanki, bir yerden bir yere yetişiyoruz sanki. Kalbimiz ağzımızda sanki, koşarken de ağzımıza bir iki kestane atmayı ihmal etmiyoruz sanki.