·358 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Mart 2026 18:53 Sanırım bu kitap hakkında söylemek istediğim çok şey var.
Yaklaşık 2 sene önce, henüz yeni yeni farklı kitaplar keşfetmeye başlamışken bu seriye denk gelmiştim. Fakat nasıl bir kafayla, nasıl bir hızla okuduysam aklımda kitaplar hakkında neredeyse hiçbir şey kalmamış... Yine de çok seviyordum bu seriyi, öyle ki normalde tekrar okuma yapmayan ben ilk defa bir seriyi tekrar okumaya başladım. İkinci kitabı bitirdiğimdeyse ne kadar çok şeyi kaçırmış olduğumu anladım.
Seriyi okuyanlar bilir, genelde ilk kitap veya son kitap sevilir bu seride. İkinci kitap çok arkaya itilmiş bir kitaptır oysa... Halbuki asıl önemli,köprü görevi gören kitap buydu benim için.
Daha genel bir tanım yapmak gerekirse serilerin 2. kitapları genelde ilkine göre fazla tutulmaz, buna yazar da sebebiyet verir aslında. O köprüyü, geçişi herkes yazamaz. O yüzden geride kalır kitaplar. Ancak bu seride ikinci kitap müthiş bir geçiş görevi görüyor. Ve bence bu kitapta olaylardan ziyade daha çok duygular rol oynuyor. Bu da gerçekçi hissetmemizi sağlıyor.
Kitabı ilk okuduğumda Pip'i,yaşadıklarını ve duygularını anlayamamışım aslında. Çünkü bize sunulan dünyalarda karakterler hep güçlü, ne yaşarsa yaşasın bir süre sonra unutup hayatına güllük gülistanlık şekilde devam eden tipler oluyordu hep, Pip onlardan biri olmadığı için fark etmeden de olsa garipsemişim. Ancak burada Pip hayatına devam etmekte zorlanıyor, yaşadıkları bizzat değilse bile duyguları ve bilinçaltı aracılığıyla etkiliyor onu.
Pip'in o öfkesini okurken çok şey hissettim sanırım. Bastırılmışlık,yaşanmışlık,umursamamaya çalışma... Patladığındaysa çok kötü sonuçlar doğuruyor bu öfke.
Bunları, kitabı tekrardan okuduğumda ve kelimeleri hissederek anlamlandırdığımda daha iyi kavradım. Sanırım o yüzden bu kitap benim serideki favorim...
Buraya kadar okuduysanız çok teşekkür ederim. ♡