Necip Fazıl, üç beş kuruş zorlanmasıyla uydurmadan yazılar yazdığı küçük gazetelerde, neredeyse her gün ağır sözcüklerle bana söver, Ankara’ya geldiği zamanlarda hemen beni arardı...
Geniş ve hafif çıkık alnıyla kendiliğinden tık tık oynayıp duran göz ve dudak kıyısı uzantılarını sanki özlüyor gibiyim..
Neden bana her gün sövüyorsun diye sorardım..
Sen onlara inanıyormusun derdi.