2014 yılı Temmuz ayında Altın Kitaplar tarafından basılan ve Süleyman Genç tarafından gayet akıcı bir biçimde tercüme edilen eserin orijinal basım tarihi 2011 yılı. Yazarın “Dirk Pitt” serisinden sonra yarattığı yeni dizilerden birisi olan “Oregon Dosyaları” romanlarının sekizincisi oluyor.
Ülkemizde macera okurlarının 1970’lerin sonlarından itibaren zevkle takip ettiği Clive Cussler 1965 yılında roman yazmaya başladı. Dirk Pitt'in maceralarını konu alan ilk romanı 1973 yılında yayınlandı. Kitapları yüz ülkede kırk dile çevrilmiştir. Yüz yirmi milyondan fazla okuyucusu vardır. Yazar aynı zamanda batık gemileri bulup çıkarmakla ünlüdür. Özellikle oşinografik maceralarını konu alan romanlar yazarken akıcı bir dille romanı çok iyi kurgular. (Not: 24 Şubat 2020 tarihinde vefat etmiştir.)
2003 yılında Craig Dirgo ile başlattığı “Oregon Dosyaları” başlıklı diğer serinin bu sekizinci kitabını Jack du Bruhl ile ortaklaşa yazan Cussler, çoğu eserinde olduğu gibi, geçmişe doğru bir zaman sıçraması yaparak, MS 1281 yılında Doğu Çin’de başlıyor. Kubilay Han’ın kuşattığı bir Çin şehrini ele geçirmek için kullandığı çağının ötesinde bir alet, tarihin gördüğü en ünlü seyyahların birinin ağzından anlatılıyor.
Bir sonraki bölümde günümüzden bir kaç yıl geride İngiltere’de yapılan bir konferansa katılıp, ünlü seyyahın anılarının aslında hangi nedenlerden dolayı değiştirildiğini ve elde kalan orijinallerin farklı olduğunu öğreniyoruz.
Bu serinin kahramanı Juan Cabrillo ve ekibi, ancak üçüncü bölümde, bu sefer Afganistan dağlarında pusu kurmuş olarak karşımıza çıkıyor. Ve o andan itibaren, Dünya’nın bir kaç bölgesinde devam eden nefessiz bir koşuşturmaca başlıyor. Senaryonun sürpriz unsurlarını bozmadan yaptığım bu kabaca derlemeye, Cussler’ın ortak çalıştığı yazarlar içinde Jack du Bruhl’un favorim olduğunu eklemem gerekir.
Dirk Pitt serisine kıyasla “ikincil karakter” eksik olmasa da, fazla daha arka plandalar. Bir Clive Cussler hayranı olarak, bu “ortak” yazılan romanlara biraz çekinerek yaklaşsam da, herhangi bir eksiklik bulamadığımı veya beni rahatsız eden bir unsur olmadığını itiraf etmeliyim.
Tüm Clive Cussler romanlarında ki gibi müthiş bir olay örgüsü, ağırlıklı olarak Afrika kıtasının Atlantik Okyanusu kıyılarında bir koşuşturmaca, çözülmeyi bekleyen bilmeceler var. Çizgisini bozmadan ve kalitesini düşürmeden, bu sefer Jack du Brül ile beraber, nefes nefes okunacak bir roman daha yazmış.
414 sayfalık kitabı sahaflarda rahatlıkla iyi kondisyonda, günümüz için orta fiyat kategorisinde bulabilirsiniz.