Merhabalar
Bugün sizlere The Kitap Yayınları 'ndan çıkan Rüya Ev kitabı ile geldim. Kitabın ilk sayfalarından merakım arttığı için resmen kitap aktı gitti.
Adam ve Jess, çocuklarıyla birlikte çok istedikleri rüya evlerine taşınmışlardı. Onlardan önceki oturan yaşlı çiftten kalan eşyalar artık onlara kalmıştı. Eşyalarında evinde karanlık korkunç bir geçmişleri var. Adam eve taşınır taşınmaz hemen evi gezmeye başlar. Bu ev, güzel bir mahallede bulunan büyük ve eski bir Viktorya tarzı villadır. Aile için bu ev yeni bir başlangıç ve mutlu bir hayatın ilk adımıdır. Adam kısa süre sonra evde garip bir şey fark eder. Gömme dolabın arkasında gizlenmiş gizli bir oda bulur.
Garip bir şekilde tedirgindi garip dolaplar boyasız duvarlar. Evin üst katında ilanda olmayan gizli bölüm. Merakına yenik düşerek tedirgince odanın içerisine girdi. Heryer toz, örümcek ağı, eski eşyalar doluydu.
Bir çekmece buluyor kilitli diğeride aynı şekilde Adam daha fazla merak ediyor. Bu eşyalar geçmişte bu evde yaşanan gizemli bir olaya işaret etmektedir. Jess bu konunun peşine düşmemeleri gerektiğini düşünür, fakat Adam merakına yenik düşer ve bu sırların ardındaki gerçeği araştırmaya başlar. Gerçek tokat gibi gelir bazen.
Adam araştırdıkça evin geçmişinde karanlık olaylar olduğunu fark eder.
Ortaya çıkan ipuçları yalnızca eski bir hikâyeyi değil, aynı zamanda Adam’ın kendi sakladığı sırları ve ailesinin güvenliğini tehdit eden bir tehlikeyi de gün yüzüne çıkarır.
Böylece rüya gibi başlayan yeni hayat, giderek bir kabusa dönüşür.
Artık Adam, Jess ve çocuklar tehlikededir.
Bir gün Adam oğlunu arıyor ve evden çıkmasını söylüyor. Tehlikede olduklarını ve babalarının tekrar geri dönün diyene kadar eve dönmemesi gerektiğini.
Üzerine Bir de küçük callum'un okuldan alınması için Jess'e ulaşamayıp Adam'ı arıyorlar. Tekrar Jess'e ulaşamayınca zaten artık korkması kaçınılmazdır.
Tam o an telefonuna gelen bir arama onlara ait olan şeyleri istiyorlar eşini bırakmaları için. Sonrasında Zaten işler artık çığırından çıkıyor.
“Korku, evinizin içinde saklanıyor olabilir…
Ve bazen en sessiz yer, en yüksek çığlığı barındırır.”