Puan vermedi·168 syf.····Okunma: 26 Ocak 2026 01:35 Bazı eserlerin isimlerinden ve içeriklerinden fazlasıyla haberdar olmuşuzdur fakat kendisiyle tanışıklığımız oldukça kısıtlıdır. Yûsuf Hâs Hâcib ismi de Kutadgu Bilig isimli eser de hepimizin bir şekilde aşina olduğu isimlerden. Kendisi Türkistan'lı olan Yûsuf Hâs Hâcib'in eserinin ünü kendi döneminin çok ötelerine uzanmakta. Bilindiği kadarıyla 1069-1070 yıllarında tamamlanarak Karahanlı hükümdarı Süleyman Arslan Hakan oğlu Tavgaç Uluğ Buğra Han'a sunulmuştur. Eseri orijinal lisanı ile okumak oldukça güç zira yazıldığı dönem ve coğrafyada konuşulan Türkçe ile bizim kullandığımız Türkçe arasında çok büyük farklar bulunmakta. Okumuş olduğum eser, Kutadgu Bilig'in tamamı olmamakla beraber eserden farklı konularda yapılmış derlemeleri barındırıyor. Nasihatname ya da siyasetname tarzında yakıştırmalar olmakla birlikte belirli bir alanda kıyaslanabilmesi çok mümkün değil gibi... Hayatın birçok alanına dair görüşlerin yer aldığı eser oldukça hikmetli ifadeler barındırıyor bünyesinde. Güncelde konuştuğumuz ve düşündüğümüz dili de etkilediğini ifade edebileceğim eseri kendi zaman ve zemininden bağımsız okumamak gerekmetke. Yûsuf Hâs Hâcib, eserini kendi diliyle "böyle Türkçe yazılmış olağanüstü bir eser gördün mü?" şeklinde abartarak başlıyor. İçinde eleştirdiğim ve katılmadığım hususlarla birlikte yazarın hâlâ Göktürk inancının etkisinde kalarak İslâm'la hemhâl olduğunu düşündürttü bazı ifadeleri. Allah-u a'lem...