" Hayat ilginç sürprizlerle doluydu. Bazı insanlar, bir anda hayatımıza misafir olabiliyordu. Hiç tanımadığımız biri, en çok merak ettiğimiz kişiye dönüşebiliyordu. "
.
#çokuzakdeğil bir çocuk kitabı belki evet ama okuduğum anda öyle bir etkiledi ki beni, anladım ki çok daha fazlası.
Soğuk, beton yığınları içindeki yaşamımızda bizlere eski sıcacık mahalle ve komşuluk ortamını hissettiren bir kitap.
Gökdelenin ondördüncü katından siren sesi ile cama koşan Çınar, betonun arkasına kapıyı kırarak ulaşan sağlık görevlilerinin sedye ile birini çıkarıp götürdüklerini heyecanla ailesine anlatıyordu. Orada birinin yaşıyor olabileceğini bile ummazken, annesinin " Feride Teyze! " demesine şaşırmıştı. Hemşire olarak görev yaptığı hastaneye getirilen yaşlı kadının durumu ciddiydi.
Ertesi gün okul çıkışı servisin sıkışık trafikte kalması ile kırılarak girilen kapıya, sonradan adının mühür olduğunu öğrendiği kırmızı renkli lekenin asıldığını fark etmişti. Kimsesi olmayan Feride Teyze'ye senelerdir mülkü için yapılan baskıların tek sebebi vardı, arsaya AVM dikmek. İşte şimdi görevliler tarafından yaşlı komşularının bu durumunu kullanmanın tam zamanıydı.
Sonraki günlerde yine bir okul çıkışı evin boşaltıldığını gören Çınar, ailesinin kurallarını ilk kez ihlal etmiş ve sonrasında da Türkçe ödevi vesilesiyle Feride Teyze ile görüşmüştü.
İşte bundan sonrası bizleri hem eski dostluklara, birbirini düşünen mahalle ortamına, sokakta çocuk seslerinin çınladığı zamanlara ve mektuplaşmanın o el yazısı ile her şeyi anlatan duygularına götürüyor.
Feride Teyze ve Çınar'ın kalpleri eriten yazışmalarını #kesinlikle çocuklarımız, hatta ve hatta eskiye özlem içinde yaşayan biz anne-babalar okumalı.