Puan vermedi·352 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Mart 2026 23:14 Kitap okumaya başladığımdan beri farklı arkadaş gruplarıyla kitap tahlilleri yaparım ya da katılımcı olarak katılırım. Bireysel olarak okumalarımı yaptığım taktirde tekdüzeleşmekten ya da faklı gündemlerden uzak kalmaktan endişelenirim. Bu tür okuma grupları farklı hususları gündem etmeme olanak sağlar. Bir süredir "Sömürgecilik Faaliyetleri" üzerine okuma yaptığımız bir grupta Rus Sömürgeciliği ve Kuzey Kafkasya Bölgesi'ni benden anlatmam istenmişti. Konuyla karşı karşıya geldiğimde oldukça az bir bilgiye sahip olduğumu fark ettim. Birkaç makaleye baksam da derli toplu bir çalışma yoktu doğrusu. Yine öneri üzerine okumaya başladığım Alev Erkilet'in "Ele Geçirilemeyen Toprak: Kuzey Kafkasya (Şeyh Şâmil'den Şamil Basayev'e Çeçenistan-Dağıstan Direniş Hareketleri" isimli eserinin konuyu, derli-toplu ve hem kuramsal hem de saha çalışması anlamında oldukça nitelikli bir şekilde ele aldığını gördüm. Kuzey Kafkasya halkları 1700'lü yıllardan itibaren direniş hareketlerinin merkezinde yer almış ve sömürgeciliğe karşı verdiği reflekslerin hemen hemen tamamında ana itici unsur İslâm olmuştur.
Gazze soykırımına şahitlik edip daha kötüsü olabilir mi diye düşünürken Çeçen direnişini tekrar gündeme almak emperyalizmin bugünlük bir mesele olmadığını bir defa daha kavramamı sağladı. Afganistan, Çeçenistan, Suriye, Yemen, Filistin, Sudan, İran... Daha adını sayamadığımız birçok yer...
Geçmiş tecrübelerden istifade etmek geleceğe dair atacağımız adımların yönünü tayin edecektir. Bu sebeple biz tecrübe etmiyorsak bile yaşanmış tecrübelere ve acılara kulak kabartmalıyız. Çeçen mücadelesi bir avuç insanın Rus empreyalizmine karşı destansı duruşunu simgeliyor. Kitabın muhakkak okunmasını tavsiye ederim. Böyle bir çalışma yaptığı için Rabbim Alev Erkilet'ten razı olsun...