Ben bu tarz kitapları okurken hafiften ürperiyorum. Çünkü hepsi yakın gelecekte yaşanacak şeyler gibi hissediyorum.
Bilim kurgu edebiyatı (biraz da fantastik kurgu edebiyatı) beni her zaman derinden etkiler ve en sevdiğim türdür. Kitabın yazarı da benim için babadır, atadır, bu türün mihenk taşlarındandır. Saygılarımı sunmayı görev bilirim.
H. G. Wells iyi ki yazmış... İyi ki hayal etmiş... Kafası müthiş bir adam efendim.
Sıradan insanları okurken, hayatlarında meydana gelen sıradışı ve olağanüstü olayları göreceğimiz bir eser. Birbirinden farklı hayatlar ve dünyalara kapılar açıp kapatacağız. Beynimizin sınırlarını zorlayacağız okurken.
Kitap adından da anlaşılacağı üzere "On İki Hikaye ve Bir Rüya" dan oluşuyor. Hikayelere tek tek değinmeyeceğim genel konu ve anlatım üzerinden ilerleyeceğim.
Her hikayeyi okurken bilim kurgu filmi izliyor gibi hissedebilirsiniz. Hatta bazı hikayeleri 'ben bir yerden anımsoyorum bu sahneyi' diyerek okuyabilirsiniz.
Hayalgücünü bu denli zirvede kullanan yazarın anlatımını oldukça kuvvetli buldum. Eserde aslında zıtlıkların uyumu bize göz kırpıyor. Sıradan diye tabir ettiği olayları bitirirken olağanüstü diyerek noktalayabiliyor. Betimlemeler ve anlatım sizi dönemin İngiltere'sine ışınlıyor. Akıcı anlatım beni hiç sıkmadı. Bu tarz kitapları sevdiğim için de olabilir. Bilim kurgu benim için zirvede olan bir edebi türdür. O yüzden okurken asla sıkılmam.
Gözlemci ve betimleyici dil sizide sıkmayacaktır.
"Pyecraft'ın Sırrı" ve "Acemi Hayaletin Öyküsü" hikayelerinde mizah ve ironi unsurlarını kullanmış bu da kitabı tekdüze bir anlatımdan çıkarıyor. Bazı hikayelerde doğa kanunları, yer çekimi gibi bilimsel terminoliji gerektiren anlatımları var.
Son olarak bana göre kitabın en güzel ve etkileyici kısmı
"Bir Rüya" kısmı...
Tüm gizemli ve esrarengiz hava kitabın sonunda dağılıyor ve yerini buz gibi gerçeklere bırakıyor. Bir rüya üzerinden savaşın yıkıcılığı ve acı gerçekleri gözler önüne seriliyor.
Savaşın acı yüzünü önceden görmek mümkün mü?
"Bir Rüya" kısmında gelecekten ne denli korkmalıyız onu görüyoruz.
Oldukça beğendiğim eseri ve çok sevdiğim yazarı cânıgönülden tavsiye edeceğim elbette...
Okuyun beyniniz açılsın. Bazı kitaplar duygularımızı etkiler bazı kitaplar beynimizi, düşünme yetimizi...
Öyle işte...
Selametle efendim.