Akbal'ın ''spleen'' düşüncesi: #299618931
* Spleen
Öyle çok ki hatıram sanki bin yıl yaşadım.
Göz göz koca bir çekme, dopdolu bilançolar,
Şiirler, aşk mektupları, ilamlar, romanslar,
Makbuzlar içinde sarılı ağır saçlar…
Benim hazin dimağımdan daha az sır saklar.
Bir ehram benim beynim, bir muazzam mahsen,
İçinde daha çok ölü var umumi kabirden
-Ben ayın tiksindiği bir mezarlığım ki içinde
Sürünür uzun kurtlar nedametler halinde
Ve saldırır boyuna en aziz ölülerime.
Ben eski bir kadın odasıyım solmuş güllerle süslü,
İçinde yerlerde yatar yıpranmış modalar bir sürü,
Yalnız hazin pasteller, solgun tabloları Boucher’nin
Kokusunu teneffüs eder ağzı açık bir şişenin.
Hiçbir şey eşit olamaz şu aksıyan günlere uzunlukta
Vaktaki karlı yılların ağır kuşbaşları altında,
Cansıkıntısı, yemişi küskün meraksızlığın,
Genişler ve derinleşir ölümsüzlük kadar yaygın.
-Artık sen hiçbir şey değilsin ey canlı madde!
Müphem bir dehşetle sarılmış bir gıranitten başka,
Uyuşup kalmış sisli bir sahra içinde;
Bir sfenkssin ki habersiz ondan aldırışsız dünya,
Harita üzerinde unutulmuş, vahşi ruhu ancak
Batan güneşin ışınlarına şarkı okuyacak.
* Çev: Vasfi Mahir Kocatürk / Elem Çiçekleri / 1957 / Buluş Yay. Kaynak: Nuray Cihan Gündüzalp / YÖK Tez Havuzu